0
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
47
Okunma
Bu dünyaya çıplak geldin,
Sevda serde var olmazsa.
Gözyaşını elde sildin,
Adın nazlı yâr olmazsa.
Sadık dosttur kara toprak,
Günden güne düşer yaprak.
Menzil uzak, menzil ırak;
Dizde derman kâr olmazsa.
Kibir bürür can evini,
Unutursun hiçliğini.
Kimse bilmez kıymetini,
Sende edep, ar olmazsa.
Sabır eyle her cefaya,
Aldanma fani sefaya.
Kul ermez aşk-ı vefaya,
Gönül evi dâr olmazsa.
Akıl ermez bu gidişe,
Güvenme hiç doğan güne.
Işık sızmaz o menzile,
Amelinden nur olmazsa.
Musallada durur salın,
Sorulur o mülkün, malın.
Ne değeri kalır şanın,
Hak katında yer olmazsa.
Ses kesilir, susar diller,
Göğsün üstü bağlı eller.
Yalan olur esen yeller,
Kuru gövden har olmazsa...
Bu mülke misafir geldin,
Gölge gibi gelip geçtin,
Ecel şerbetini içtin;
Söyleyen bir dost olmazsa.
Halilî der, sözüm sana:
Bağlanmışım ben o cana.
Kul neylesin bu cihana,
Yüreğinde aşk olmazsa?
Halil Kumcu (Halilî)
Şiirden geriye kalan satırlar:
• Dünya, avuçta tutulmaz bir gölge; gönül ise emanet bırakılmış bir kandildir.
• Ömür dediğin, rüzgârın önünde savrulan yaprak; insan dediğin, sabırla ayakta duran ağaçtır.
• Aşkı olmayanın yolu uzar, yükü ağırlaşır, gönlü viran olur.
• Toprak bizi beklerken dünyaya fazla bağlanmak boşuna bir yorgunluktur.
• Bir gönül yapmak, bin söz söylemekten daha kıymetlidir.
18 Haziran 2026 / Perşembe / Bartın
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.