0
Yorum
4
Beğeni
4,0
Puan
65
Okunma
Hayatımın öyle bir yerindeyim ki…
Ne konuşacak halim var, ne susacak sabrım.
Küssem içim yoruluyor, barışsam kalbim.
Kavga etmek zaten ağır geliyor artık…
Çünkü bazı şeylerin kavgası değil, vedası olurmuş.
Devran dönmüş, dönmemiş…
Ne değişir ki?
Ben zaten o eski ben değilim artık.
Bir zamanlar takıldığım detaylar,
şimdi dönüp bakmaya değmeyecek kadar uzak.
Kim ne demiş…
Kim ne yapmış…
Kim gitmiş, kim kalmış…
İnan hiçbiri içimde bir iz bırakmıyor artık.
Çünkü insan en çok yorulduğu yerden vazgeçermiş.
Ben artık başka bir evredeyim…
Sessizliğin daha huzurlu olduğu,
yalnızlığın daha az acıttığı bir yerdeyim.
Kalabalıklar değil, içimdeki dinginlik önemli.
Ve ilk defa…
Hiçbir şeyin peşinden koşmak istemiyorum.
Ne birini, ne bir duyguyu, ne de eskiyi.
Çünkü anladım…
Bazı bitişler kayıp değil,
insanın kendine dönüşüdür.
İçimde kopan hiçbir fırtınayı anlatmak istemiyorum.
Çünkü anlatınca hafiflemiyor bazı acılar,
sadece yeniden kanıyor.
Eskiden kalmak için direndiğim ne varsa,
şimdi gitmesi için kapıyı bile açmıyorum.
Çünkü anladım…
İnsan en çok, zorla tuttuğu şeylerin altında eziliyor.
İçimde öyle bir suskunluk var ki,
çığlık atsam bile kimse duyamaz.
Ve öyle bir yorgunluk ki bu…
uyku bile dinlendirmiyor artık.
Ne kırgınlığımı anlatacak gücüm kaldı,
ne de kimseye hesap soracak halim.
Çünkü bazı hesaplar sorulmaz…
yaşanır ve insanın içine gömülür.
Bir zamanlar “ya kalırsa” diye korktuğum herkes,
şimdi “gitse ne olur” dediğim bir yabancıya dönüştü.
İşte en ağır değişim bu…
Severken vazgeçebilmek.
Artık kimseye kendimi anlatmak istemiyorum.
Anlamayan anlamasın…
Görmeyen görmesin…
Çünkü ben, kendimi anlatırken bile
kendimden eksildim.
Ve en acısı ne biliyor musun?
Hiçbir şey hissetmemek değil…
Her şeyi hissedip,
hiçbir şey yapmamayı seçmek.
Ben artık savaşmıyorum.
Çünkü kazansam da kaybedeceğim savaşlar vardı.
Ve ben…
kendimi kaybettiğim hiçbir zaferi istemiyorum artık.
Şimdi içimde sessiz bir cümle var sadece:
“Geçti.”
Ama öyle bir geçti ki…
Geriye ben bile kalmadım.
Artık gözyaşları bile yorgun…
Kimi zaman, acı öyle sessiz ki,
içine dokunacak bir kelime yok.
Sadece bir boşluk…
Ve o boşlukta yankılanan kendi kalbimin kırıkları.
Eskiden “seni kaybetmekten korkuyorum” dediğim anlar,
şimdi bana sadece yük gibi…
Çünkü korkunun yerini boşluk aldı,
ve o boşluk, en acı dolu sükûnet.
Her hatıra bir bıçak gibi…
Ama artık kanatmıyor,
sadece içimde bir iz bırakıyor.
O iz de öyle derin ki…
hiçbir teselli dokunamıyor.
Kim gitti, kim kaldı, ne söyledi, ne yapmadı…
Bütün o insanlar, bütün o sözler,
artık sadece sessiz bir çığlık gibi…
Ve ben, o çığlığın içinde kaybolmuş bir gölge.
Acı…
Artık kabuk bağlamıyor,
sadece derinleşiyor.
Ve insanın kendine yaptığı en büyük ihanet,
bu acıyı anlatamamak…
Kendi kalbine bile…
Ve ben, kendi içimde kaybolmuş bir yabancı gibi…
Hiçbir yere ait değilim artık.
Bu, artık “geçer mi?” diye sorulan bir acı değil…
Bu, kalpte bir yara gibi,
sessizce büyüyen ve
her nefeste seni hatırlatan bir boşluk…
İşte en acısı bu…
Gittiğin yerde huzur bulmuş olsan da,
geride kalan ben,
sana hiç ulaşamayacak kadar yalnız ve kırık…
5.0
50% (1)
3.0
50% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.