5
Yorum
16
Beğeni
5,0
Puan
54
Okunma

artık bütün duvarlar çökmüştü.
ve her gölgenin altında bir ışık vardı,
yakmayan,
ama saklayanın da kalmadığı
bir ışık.
kalbim,
sanki kendi yanışını seyrederken
bir ateşten geçiyordu.
bu ateş bir ceza değildi.
insanın kendini kendinden ayıran,
eski bir hüküm gibiydi.
her nefeste içimde bir putu yıkılıyor,
her damla gözyaşı
kapanmış o kapıyı aralıyordu.
dağlar hala söylüyordu onu,
denizler ise hala çağırıyordu,
yıldızlar hala
onun emriyle ışıltılar saçıyordu
artık ben,
o kendi nefsimin duvarına
çarpıp duran değildim.
vaktiyle bir kuş geçti içimden.
bir karınca yürümüş suskunluğumdan.
işte o an anladım ki, bütün mahlukat
kendini unuttuğu yerden
ebedi olana yaklaşır.
eğilip şöyle bir içime baktım.
orada bulduğum şehir
o eski şehir değildi artık.
sokaklarında korku gezmiyor,
evlerinde şüphe oturmuyordu.
duvarları yumuşamış,
kapıları içten açılmıştı.
sanki kalbim, uzun bir sürgünden sonra.
kendi yurduna dönmüştü.
işte ben ilk kez,
susmanın da bir secde olduğunu
orada öğrendim.
başımı eğdim.
kalbim secdeye kapandı.
dilimde tek bir cümle vardı:
ey hakikat,
bütün alem her an, seni anlatırken
ben artık nasıl kendimde kalırım?
çünkü anladım ki, sana varmak,
uzak yolları aşmak değil,
kendimde içimde kurduğum
duvarı yıkmaktı.
işte ben bu yüzden, sana geldim.
bir avuç toprakla değil,
bir kırık gururla
bir damla akılla değil,
dağılmış bir idrakle,
bir titrek kalple değil,
yanarak yumuşamış
bir kalple geldim.
çünkü insan
sana öyle olduğu gibi gelemez.
sancak eksildikçe benzer.
artık biliyorum ki, hakikat,
kalbe düştüğü an başlamaz yalnız.
orada kalabilmek için
insanı yeni baştan sona
kurar kendini.
kimi yerini yıkarak, kimi yakarak,kimiyse susturarak.
sonunda kul, kendi sesinden bile vazgeçip
senin hükmüne razı olur.
işte teslimiyet budur.
ne bir zafer,
ne bir son.
yalnızca,
insanın kendi ağırlığını bırakıp
hakikatin önünde
hafiflemesidir.
ben şimdi o eşikte değilim
o gece açılan kapının ardında da değilim
oranın içindeyim artık
aradığım uzakta değildi.
ama ben, kendime çok yakındım.
şimdi biliyorum ki
hakikat,
insanın kendi kalbine düşmesi değil,
orada diz çöküp,
bir daha eski haline
geri dönmemesidir.
*
Mehmet Demir
3426
5.0
100% (6)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.