1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
100
Okunma

Boşuna yaşadım hayatı boşuna,
Bir ömür harcadım sessiz boşluğuna,
Ne kaldı geriye, ne düştü avucuma—
Bir iç çekiş kaldı, bir de “niye?” soruna…
Almayın kimsenin kanını boşuna,
Bir damla gözyaşı düşer arşın yoluna,
Zulümle kurulan her yüksek bina
Bir gün yıkılır, döner yine sahibinin boynuna…
Azrail gelip durmuş başıma,
Sözlerim düğümlendi yakama,
Ne diyeyim şimdi son durağıma—
Bir ömür geçti, varamadım hakkıma…
Boşuna sandığım her kırık anım,
Belki de yazılmış gizli bir imtihanım,
Görmeden yürüdüm, duymadan yandım
Şimdi anlıyorum, ben kendimi aramışım…
Nice yüz gördüm, dost diye sarıldım,
Bir selam uğruna bin yerden kırıldım,
Ama yine de eğilmedim, dimdik durdum—
İçimde bir ses vardı: “Doğru kal” diyordum…
Almayın kimsenin ahını boş yere,
Bir ah yeter insanı indirmeye yere,
Dünya dediğin üç günlük bir gölge,
Ne ektinse sonunda o düşer önüne…
Azrail sessizce bekler kapımda,
Bir hesap var şimdi gönül defterimde,
Ne götürdüm yanımda bu dünyadan?
Bir niyet… bir de kalbimdeki sızımda…
Boşuna yaşadım dedim, sustum bir an,
Sonra içimden yükseldi başka bir ferman:
“Hiçbir şey boşuna değil ey insan;
Sen görmesen de yazılır her zaman…”
Erol Kekeç/29.03.2026/Sancaktepe/İST
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.