7
Yorum
32
Beğeni
5,0
Puan
601
Okunma

Devleşen bir zarın buzulunda,
Milinden oynayan
bir zerrenin uğultusuyla;
Arş titredi nefesin dar vaktinde;
Hüznün çatlağını kırdı arz.
Su ve ateşi bırakıp uzaklara,
Aşkın derisine
Kanatlı şiirler biriktirdim.
Güneşli bir sabahın çıplak denizinde
kül damarları...
Mavi bir dağın koptuğu an ki;
Kırmızıyı işledim yerden göğe,
Toplanınca s’imgeli renkler.
Bakışımın gül taylarında,
Süzülen gölgeme düşen yüz;
ortanca harflerin kızıl ucu...
Bir mevsim ayı,
kuleden sarkan balkon.
Düşe uyanışın kurşuni buğusu...
Yağmurlar ve
mumdan köpükler zonkluyor
bahar arasına.
Ah, ne çok iz kalıyor
Sevdalı bir ağrının sırasına.
Sarkaç vurdukça
sarsılan o dilsiz boşlukta,
Halka halka düşüyor ellerime zaman.
Açılıyor ufkun bulut geren karanlığı;
Günüm, g’ecem...
Dilimin ucunda pencereli sürgü,
Göğsüme biriken kanda
Nar tenli at.
Çölleri geçiyoruz rüzgar taneleriyle,
Savruluyor kent ve yıldızlar;
Doğuyor üstümüze toprak,
toz saçaklarıyla.
İntihar eden uykuların yabanıl beyazı,
Kundağımda gümüş kısraklar
Kuş dövmeleriyle toplandığında odama;
Mihverinden kopan rüyanın son çığlığıyla,
Sallansın dünya !
5.0
100% (14)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.