4
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
158
Okunma
Küller İçinde Kalan Aşk
Gökyüzü bu gece, yanmış bir kitabın kapağı gibi kapandı üzerimize,
Yıldızlar, sönmüş duaların küllerini serpti sessizliğe.
Rüzgâr, yüzyıllık bir hikâyenin yırtık sayfalarını savuruyor,
Ve zaman, unutulmuş bir aşkın nabzını yokluyor karanlıkta.
Bir çölün ortasında susuz bir kalp gibi çarpıyor içimde sevda,
Ufuk, kavuşamayan yolların paslı kapısı.
Bir adım atıyorum, dağlar büyüyor aramızda,
Bir adım daha… taşların dilinde eski bir sabır konuşuyor.
Bir başka yerde, suyun aynasında titreyen bir yüz var,
Gözleri, yüzyılların ayrılığıyla dolu bir kuyu.
Saçlarına rüzgâr değdiğinde, dağlar ürperiyor,
Çünkü aşk bazen bir bakışla başlar,
Ama bin ömür boyunca bitmez.
Bir ateş yakıyor biri gecenin ortasında,
Alevler göğe yükselirken kalbin harfleri yanıyor.
Sevda bazen bir ateşten gömlek olur insana,
Giyersin… ve dünya artık eski dünya değildir.
Bir başkası dağların damarlarını yarıyor sessizce,
Her darbe bir kalp atışı gibi yankılanıyor taşlarda.
Sevdiğine ulaşmak için dağla konuşan bir sabır bu,
Çünkü aşk bazen dağları bile yola getirir.
Bir yerde bir çöl,
Bir yerde bir ateş,
Bir yerde bir dağ…
Ama hepsinin ortasında aynı hikâye büyür:
Kavuşamayan iki kalbin ebedi yankısı.
Zaman geçer, şehirler yıkılır, diller değişir,
Ama aşkın yazdığı kader silinmez taşlardan.
Bir bakışın gölgesi, yüzyılları aşarak yürür,
Bir adın yankısı, rüzgârın kalbine kazınır.
Ben bazen düşünüyorum;
Belki aşk dediğimiz şey bir kavuşma değildir.
Belki o,
İki kalbin birbirine doğru sonsuza kadar yürüyüşüdür.
Çünkü bazı sevdalar
Bir çöl kadar susuz,
Bir ateş kadar yakıcı,
Bir dağ kadar sabırlıdır.
Bazı aşklar vardır ki
Kavuşmasa bile
Dünyanın kalbinde
Ebediyen atmaya devam eder. 🍂
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.