12
Yorum
33
Beğeni
5,0
Puan
196
Okunma

karanlığın bir izahı var mı bilemem
ama siz benim bu hayatta
ne çok insana içerlediğimi
bilemezsiniz.
kimi farklı düşündü diye kızdım,
kimi ezbere konuştu diye.
duyduğuyla konuşanlar mı dersin,
dinlediğiyle hüküm verenler mi…
bildiğim tek bir şey var
bazen akıllı olmaktan yorulanlara bakıyorum
ve utanıyorum.
utancımdan da susuyorum.
ne gerek vardı
bu kadar akla?
sonra utanıyorum düşündüklerimden
ve birçok insandan.
ne işe yarar ki insanlık?
bu zamanda bilgi neye yarar?
bazı yüzleri gördüğümde utanıyorum,
sonra kendime sorup duruyorum
ne?
neden?
ne içindi?
boşlukta boşluğu arıyorum,
her defasında başa dönüyorum.
kalabalıkların içinde yürüyorum,
ama hiç kimseyi tanımıyorum.
sadece izliyorum o kadar.
bir ışık arıyorum
tek bir ışık.
insanlığımı sorgularken
aklın mağlubiyeti yoktu aslında.
oynanan oyunsa iki ayaklı bir oyundu.
yazık ki makul olan kaybetti,
sinsi ise kazandı.
çünkü ruhunu satmıştı şeytana
ama aynı zamanda muktedirdi.
ben ise
ona tebessüm edenlerden dahi utanıyordum.
adını yüceltenlerden,
bakışlarında ona karşı sevgi taşıyanlardan
utanıyordum.
ondan
ve onun gibiler den utanıyorum.
adaleti din olan bir devletin
dinsizliğinden utanıyorum.
vicdanlarında o hissetmediklerini
dillerinde taşıyanlardan utanıyorum.
bu hayatta
ne çok insana içerlediğimi
bilemezsiniz.
çok kalabalıkların arasından geçtim.
kimin kurt olduğunu gördüm,
kimilerininse itliğini gördüm.
ama en çok şunu gördüm ve tanık oldum.
kuzuların akıbetinden habersiz olan çobanları
bitmek bilmeyen çakalların ayak oyunlarını
adaletin olmadığı yerlerde.
adaleti savunanları gördüm
hepsi ar sız dı...
*
Mehmet Demir
73224
Arsızın yüzünde parlar bu yalan,
Gerçek ise köşede boynu bükük kalan.
Vicdanı söküp de heybeye dolan,
Işığı boğarken, utanmaz mısın?….Ebuzer Özkan
5.0
100% (21)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.