İnsan yaratılıştan iyidir. kötülüğe yönelişi, dış etkilerdendir. lu wang
TİLHABEŞLİ FİLOZOF
TİLHABEŞLİ FİLOZOF

Mus’ab’a Mektup-8

Yorum

Mus’ab’a Mektup-8

( 1 kişi )

1

Yorum

6

Beğeni

5,0

Puan

254

Okunma

Mus’ab’a Mektup-8

Mus’ab’a Mektup-8

Mus’ab kardeşim,
Gece uzun…
Ama karanlığın da bir sabrı var;
fazla kalamaz,
çünkü hakikat güneşi er ya da geç doğar.

Ben sana bugün dünyanın haritasını değil,
insanlığın yarasını yazıyorum.
Haritalar değişir, sınırlar silinir;
ama mazlumun ahı
yeryüzünün damarlarında dolaşan bir ateştir.

Şimdi çağ dediğin şey
bir sera gibi kurulmuş üstümüze;
içinde yapay ışıklar, sahte mevsimler,
hakikatin yerine konmuş plastik çiçekler var.
İnsanlar güneşi unutuyor,
yağmuru unutuyor,
Rabbin rüzgârını unutuyor.

Birileri yeryüzünün ilahlığına soyunmuş, Mus’ab.
Gökyüzünü bile ölçmeye kalkıyorlar;
oysa kalplerini tartacak bir terazi kuramadılar.

Ve ne acıdır ki
bazı beldelerde
Allah’a dayanması gerekenler
saray gölgelerinde titriyor.

Ben sana öfke yazmıyorum kardeşim,
ben sana uyanış yazıyorum.

Gazze’den geçen rüzgâr
bize bir şey fısıldıyor:
Bir çocuğun ömrü bazen bir kelebek kadar kısa,
ama bıraktığı iz
bir çağın vicdanını uyandıracak kadar büyük.

Çadırlarda kış gecesi…
Anaların elleri soğuktan çatlamış,
ama duaları hâlâ sıcak.
İşte orada anlıyorsun Mus’ab;
iman bazen bir battaniyeden daha fazla ısıtır insanı.

Bir tuzak kuruyorlar,
masalar kuruyorlar, sözler veriyorlar,
sonra gökyüzünden ölüm bırakıyorlar.
Bu, insanlığın utancıdır.
Ama bil ki
ihanetin de bir son kullanma tarihi vardır.

Yeryüzünde zulüm çoğaldığında
Allah bazen tarihin sayfasını yavaş çevirir;
insanlar sabrı öğrensin diye.

Mus’ab,
biz romantik kahramanlık aramıyoruz.
Biz sadece şunu biliyoruz:
Hakikat susarsa
gelecek nesiller yalanı tarih zanneder.

Bak, çağın en büyük savaşı
tanklarla değil zihinlerle yapılıyor.
Bir medya sesi yükseliyor
ve insanların kalbini susturuyor.
Doğruyu söyleyen “aşırı”,
suskun kalan “akıllı” ilan ediliyor.

Ama biz biliyoruz:
hakikat çoğunlukla sessiz başlar.

Kerbelâ’nın rüzgârı hâlâ esiyor Mus’ab.
Çöl kumları hâlâ konuşuyor.
Bir taraf güçtü,
bir taraf haklıydı.
Tarih hâlâ o cümlenin cevabını yazıyor.

Bugün de aynı soru gökyüzünde asılı:
Güç mü haklı,
yoksa hak mı güçlü?

Ben sana Medine’den gelen bir ışığı anlatayım:
O ışık ne bir ordudur
ne bir imparatorluk.
O ışık
insanın kalbinde Allah’tan başka sığınak bırakmayan bir nurdur.

İşte o nur yeniden doğarsa
zulmün bütün kuleleri gölgeye dönüşür.

Mus’ab kardeşim,
bazen düşünüyorum:
Biz bu çağın çocuklarına ne bırakacağız?

Korku mu?
Sessizlik mi?
Yoksa hakikatin ayak izlerini mi?

Ben istiyorum ki
onlar bir gün geriye bakıp desin:
“Bir zamanlar karanlık büyümüştü
ama bazı insanlar
ışık ekmeye devam etti.”

Belki biz hasadı göremeyiz.
Ama tohum bizim elimizde.

Ve şunu unutma kardeşim:
Zalimlerin tarihi kısa,
mazlumların duası uzun olur.

Bir gün gelecek,
gürültüyle konuşan imparatorluklar susacak;
ama sabırla konuşan hakikat kalacak.

Ben bu mektubu sana
umutsuzluk için değil,
ufuk için yazıyorum.

Çünkü biliyorum Mus’ab:
Gece ne kadar ağır olursa olsun
sabahın gelişi daha görkemli olur.

Selam olsun
hakikati incitmeden söyleyenlere,
zulme boyun eğmeyenlere,
ve kalbinde hâlâ
Medine’den bir ışık taşıyanlara.

Erol Kekeç/01.03.2026/Sancaktepe/İST

Paylaş:
6 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (1)

5.0

100% (1)

Mus’ab’a mektup-8 Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Mus’ab’a mektup-8 şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Mus’ab’a Mektup-8 şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
YEŞİLIRMAK
YEŞİLIRMAK, @yesilirmak1
2.3.2026 02:59:31
5 puan verdi
Değerli üstadım bir mektuptan ziyade bir vicdan muhasebesi gibi yankılanıyor. Kelimelerin arasına gizlenmiş o derin sızı, aslında sadece Mus’ab’a değil, çağın gürültüsünde kalbini duymakta zorlanan herkese hitap ediyor.
​Yazınızda kurduğunuz o "sera" metaforu, modern insanın trajedisini ne kadar da çıplak bir şekilde özetliyor ve ışıklar altında, hakikatin plastik çiçeklerine razı olmak. Oysa bahsettiğiniz gibi, gökyüzünü ölçmeye kalkanların kendi kalplerini tartacak teraziden yoksun oluşu, bu çağın en büyük paradoksu.
"Allah bazen tarihin sayfasını yavaş çevirir" ifadesi, sarsılan inançlara verilmiş en zarif cevap. Bu, bir vazgeçiş değil, ilahi bir ritme teslimiyettir.
​Tankların ve tüfeklerin ötesinde, algılarla kurulan o büyük hapishaneyi fark etmeniz çok kıymetli. Doğrunun "aşırılık" olarak kodlandığı bir dünyada, hakikati eğip bükmeden söylemek başlı başına bir devrimdir.
​Çocuklarımıza bırakacağımız şeyin binalar veya banka hesapları değil, "hakikatin ayak izleri" olması gerektiği vurgusu, gerçek varisliğin ne olduğunu hatırlatıyor.
​Değindiğiniz gibi"hasadı göremesek de tohumu ekmek" fikri, aslında tarihin kırılma noktalarını oluşturan o sessiz kahramanların motivasyonudur..
Kerbelâ'dan Gazze'ye uzanan o hat, aslında fiziksel bir coğrafya değil, bir ruh coğrafyasıdır.
​Siz bu satırlarla sadece bir durum tespiti yapmıyor, aynı zamanda kararmaya yüz tutmuş zihinlere birer fener uzatıyorsunuz. "Zulmün kuleleri gölgeye dönüşür" diyerek umudu, pasif bir bekleyişten çıkarıp aktif bir inşaya dönüştürüyorsunuz.
​Bu güçlü eser düşmüş sayfaya yazan kalemi ve yüreğini alkışlıyorum
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL