0
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
124
Okunma
vahide hanım
bu akşam masamın başında
adınızı içimden birkaç kez geçirerek oturdum
sanki harfleriniz düzgün dizilirse
içimdeki dağınıklık da toparlanacak sandım
olmadı
pencere aralık
güz o bildik serinliğiyle içeri süzülüyor
insan mevsimlerde değil
susuşlarda üşürmüş
onu öğrendim
önümde duran kağıtların hepsi beyaz
birine dokundum
parmak uçlarımda ince bir titreme
yazmaya niyet ettim ama
her cümle tam başlayacakken
geri çekildi
adınıza yakışacak kadar doğru
bir söz bulamıyorum
bilirsiniz
bazı kapılar açılırken küçük bir ses çıkarır
yıllar geçse de o ses değişmez
benim içimde de öyle bir yer var
ne zaman geçmişe yaslansam
metal bir inilti gibi dönüyor içimde
yağ sürmeye kıyamadığım
bir paslı menteşe sesi
çocukluğumun kırmızısı hala silinmedi
duvarlardan kazınsa bile
avuç içimde kalıyor
koşarken düşen bir çocuk gibi
arkamdan geliyor
büyümek bazı izleri sadece inceltmekmiş
yok etmek değil
size yazmak istememin sebebi belki de bu
insan her şeyi anlatmak istemez
ama birine bakıp
beni anlar mı diye düşünmek ister
ben de o düşüncenin yamacında duruyorum
kalem elimde ağırlaşıyor
sanki kelimeler
konuşursam kırılacak
sade kalmak istiyorum
dimdik
sizin gibi
abartısız gösterişsiz
bugün anladım ki
bazı günler yazmak değil
yazamamak daha dürüst
kağıtların boş kalışı
bir eksiklik değil
belki de adı konmamış bir edeb
sizden bir cevap beklediğimden değil
sadece bilmenizi isterim
insan
en temiz duygusunu
hiç dokunulmamış bir sayfada saklar
bu yüzden
tüm kağıtlar boş vahide hanım
ve belki de
ilk kez bu kadar dolu
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.