12
Yorum
28
Beğeni
5,0
Puan
290
Okunma

Sabahların zor olduğu gecelerde, yıldızları seviyorum usulca; dokunuyorum ürkekçe, gün tozlarını döküyorlar üzerime. Hilalin bir ucuna uçurtma ipimi, diğerine salıncağımı bağlıyorum.
Samanyolu’na yıldızlar fırlatıyorum sapanımla; üç, beş, on derken... Yol geliyor ayağıma. Kanatlarım yok, uçuyorum; ayak izim yok, yürüyorum çocukluğumun en rafine aşkıyla. Renkli meteorlar topluyorum zulam için, her biri bir şeye benziyor: Bu annemin gözleri gibi, bu babamın burnuna benziyor, aaa bu kardeşimin saç rengi ve bu... Hı hıı, bu dengimin rengi.
Yakıyor elimi, izi kalıyor tenimin renginde.
Turunculanmaya başlıyor etraf; uçurtmam yavaşça inip yaslanıyor ipine, salıncağım çiçekten saçaklarını toplayıp asıyor kendini kısacık ipe. Samanyolum dağılıp yok oluyor köpükler misali. Zulam ayın gölgesine çekiliyor.
Birden kararıyor her yer, zifiri...
Önce bir sıcaklık, sonra bir ışıltı hissediyorum; gün doğmuş, anlıyorum.
Avucuma bakıyorum, hâlâ orada rengin.
Seni seviyorum.
Seyide Doyran
Dost kalemden armağan.
Akşamlar bir başka çöker içime
Ayım ayrı güzel yıldızım ayrı
Hasretle dolanır kayan yıldızlar
Gökyüzü ayrı yeryüzü ayrı
Uçurtmam varki süzülü durur
Yüreğimden bütün renkleri toplar
Siz bakmayın gece rengarenk
İçimde yükselir sevgiyle ahenk
sonra her biri usul usul kaybolur
anladım ki güneşi selamlıyorlar...................TURABOĞLU
5.0
100% (15)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.