3
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
57
Okunma
Yalnızlıklara anlattım bugün sana olan sevgimi,
Onlar dinledi; senin asililiğini ben ağlamaklı oldum.
Kalbimin derinliklerinden söktüm bu sözcükleri,
Geceyi gündüze bağlayan şafak vaktinde yazıyorum.
Gönlü yaralı, bahtı karalı ceylanım… söyle, neredesin?
Yüreğimin kıyılarına vurdu aşkınla yüklü sandal,
Elimde titreyen şair kalemim yazıyor bu satırları.
Baktığım her yerde şarap olmuşsun düşlerimde, rüyamda;
Kapattım gönlümün roman sayfalarını senden sonra.
Adı konulmamış sevdam, yaban gülüm… söyle, neredesin?
Hiç düşünmedim senden başkasını sevebilme ihtimalini,
Yarınlar düşledim seninle; mutlu, mesut, aydınlık bir dünya.
Bir kanaryanın kanadında esen rüzgâr kadar hafif hasretin,
Kırılan gururumun, yıkılan hayallerimin mimarı sensin.
Sevgi tomurcuğum, zümrüt gözlü yârim… söyle, neredesin?
Uzak diyarlara kurulmuş harabe köşküm hangisi,
Sessizliklere ve sensizliklere boğulmuş kalmışım.
Mavi suların ay ışığıyla parlamasını seyrediyorum,
Çözülmesi imkânsız bilmecelerde arıyorum seni bugün.
Ömrümün başyapıtı, yaşama sebebim… söyle, neredesin?
Soğuk duvarda asılı duran resmine bir perde çektim,
Her odaya girişimde bakıp da beni suçlamasın diye.
Hayalin sussa da, konuşmasa da hatıralar soruyor seni;
Duman çökmüş puslu gönlümün geçilmez kervansarayına.
Sonsuzum, kar çiçeğim, sevda gülüm… söyle, neredesin?
Kapatttım karanlık mazimin kapılarını tüm kâinata,
Sebepsiz akan gözyaşlarımı dindirsinler yokluğunda.
Tutunacak bir dalım mı vardı senden başka?
Ecelim olmak yerine mahşerim olabilseydin keşke…
Gurbetin sızısı, uzakların hasreti… söyle, neredesin?
5.0
100% (4)