3
Yorum
12
Beğeni
5,0
Puan
224
Okunma
Geceler
Uzun değil sevgilim,
Uzanan biziz,
Karanlıkta çırılçıplak,
Birbirine geç kalmış,
İki yangın gibiyiz.
Yangın içimizde,
Yangın her yerde,
Bu şehir yanıyor.
Oysa tenimiz değdi mi birbirine
Ve sen saçlarını savurunca geceme,
Zaman duruyor.
Ve ben,
Bu telaşlı şehrin
banliyösünde,
Mütevazi evimde,
Ellerin ellerimde,
Adını zikrediyorum.
Nefesin
Sigara dumanına karışıyor,
Bir başkaldırı bedenimde,
Yavaş ve özenli ellerim,
Yasak bir ülkeye girer gibi
İpek teninde.
Fısıldadığın her kelime
Namluya sürülmüş
Bir kurşun gibi,
Ve biz;
Aynı kurşunla vurulmuş
İki kaçak, iki mülteci..
Saçlarının arasından
Yol bulan parmaklarım,
Bir ihtilal bildirisi
Dağıtır gibi,
Ekip ruhu içinde,
Ve oldukça aceleci.
Ateş alıyorum.
Ateş veriyorsun.
Nefesinle tutuşuyor her yerimiz,
Ürkütmesin boynuna inen buseler,
Sarmaşık gibi sarılmış bedenimiz,
Alevler içindeyiz.
Salt yangın değil elbet,
Varlık yokluk savaşı…
Bu sevişmek de değil;
Bir teslim oluşturtur,
Ve bütün kainata,
Bir meydan okuyuştur.
Nedir bağlayan bizi?
İnsan olmanın gerçeği.
Gecenin ayazında
Birlikte ısınıyorsak,
Ve alevlere birlikte koşuyorsak,
Varsın cehennem olsun aşkımızın ateşi.
Ve sen içinde oldukça
Bu mahşer yerinin,
Ateşini körükleyecek elbet benim.
Yanmaksa eğer kaderimiz,
Sürgünü değil,
Ev sahibiyim bu mahşerin...
Her cehennemi gecenin sabahında,
Mışıl mışıl uyurken yorgun yatağında,
Güneş ilk ateşini düşürürken odamıza,
Ben seni izliyorum;
Bir dua kadar masum, bir tutku kadar mahkum,
Ve memleketim gibi, yanarak seviyorum.
5.0
100% (6)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.