3
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
64
Okunma

Alın yazısı dedikleri şey
taşa kazınmış kader değildir.
Gökte asılı duran bir hüküm hiç değildir.
Alın yazısı,
insanın alnından düşen ter damlalarıyla
yeniden yazılır...
Her sabah uyanırken
bir harf silinir geçmişten.
Her vazgeçmediğinde
yeni bir cümle kurulur geleceğe...
Kim dedi sana
yolun baştan çizildiğini?
Kim öğretti
yenilginin kalıcı olduğunu?
Bak,
ellerin hâlâ sende.
Yüreğin hâlâ çalışıyor.
Ve nefesin,
henüz tükenmedi.
Demek ki umut hâlâ görevde.
İnsan bazen dizlerinin üzerine çöker
ama orası toprağa en yakın yerdir.
Ve toprak,
yeniden doğuşun adresidir...
Alın teri sadece emek değildir.
Alın teri,
direniştir.
Sabırdır.
İnandığını sırtlanıp yokuş çıkmaktır...
Ter,
ruhun konuşma biçimidir.
Bir anne çocuk büyütürken döker.
Bir işçi duvar örerken.
Bir genç hayal kurarken.
Bir yaşlı dua ederken...
Ve her damla,
kaderden bir satırı siler.
Ey yorgun insan…
Unutma:
Hiçbir karanlık,
ısrar eden bir ışığa dayanamaz...
Hiçbir gece,
sabaha karşı koyamaz.
Bugün düşmüş olabilirsin.
Bugün kırılmış olabilirsin.
Bugün her şey üstüne gelmiş olabilir.
Ama hâlâ kalkabiliyorsan,
oyun bitmemiştir...
Alnındaki teri silme.
O senin imzandır.
O senin “buradayım” deyişindir hayata.
Ve bil ki:
Yazgı dediğin şey,
sen vazgeçtiğinde güçlenir.
Sen yürüdüğünde geri çekilir.
Çünkü kader,
kararlı bir yüreğin karşısında
her zaman susar...
Kalk.
Bir adım at.
Sonra bir adım daha.
Ve bil:
Gökyüzü yürüyenleri sever.
Toprak direnenleri büyütür.
Hayat, ter dökenleri hatırlar...
Zeynep Rana-07.02.2026-Balıkesir
5.0
100% (4)