1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
157
Okunma
Bilseydim,
bir insanın bu kadar kolay
insan yakabildiğini,
sesini ödünç verip
ruhumu gasp edeceğini,
gözlerime bakıp
hiçbir şey hissetmeden
gidebileceğini…
Gelmezdim.
Bu kadar çıplak gelmezdim.
Kalbimi avucuna
bu kadar saf bırakmazdım.
Senin için bu bir hikâyeydi,
benim için ev.
Sen çıkışı arıyordun,
ben perde asıyordum içime.
Ulan,
hiç mi vicdanın sızlamadı?
Gece yastığa başını koyduğunda
bir an bile
“Ben birini paramparça ettim”
demedin mi?
Yoksa sen
insanları yakıp
sonra uyuyabilenlerden misin?
Madem böyleydin,
madem içinden yangın geçen her şeye
sadece kül gözüyle bakıyordun,
niye umut gibi konuştun?
Niye geleceğin adını
benim adımla yan yana getirdin?
Baştan söyleseydin ya!
Deseydin ki:
“Ben eksik severim.”
“Ben kalmam.”
“Benim dokunduğum herkes
bir süre sonra kendini toparlayamaz.”
Deseydin ki:
“Beni seversen
kendini kaybedersin.”
Ben de bilirdim.
Kalbimi saklardım.
Sana değil,
kendime sadık kalırdım.
Şimdi ne oldu biliyor musun?
Sen geçtiğin yerleri unuttun.
Ben geçtiğin her yerdeyim.
Sesin hâlâ duvarlarda,
gülüşün hâlâ gecemde.
Sen benden çıktın.
Ben senden çıkamadım.
İnsan böyle mi gider?
Bir “özür” bile bırakmadan?
Bir “haklısın” demeden?
Bir “canın yandı biliyorum” demeden?
Bak,
beni sevmediğine razıyım.
Ama yakıp gidişine razı değilim.
Çünkü bu sevememek değil,
bu düpedüz yıkmak.
Bilseydim…
senin sevginin adı
kaçış,
sadakatin adı
sessizlik,
vicdanının adı
yokluk olacak…
Hiç başlamazdım.
Ama insan işte,
bazen uyarı yokken
yangına girer.
Bazen sevilmeyi değil,
seçilmeyi ister.
Ve bazen de
yanmayı göze alır,
sırf biri
onu tutuyormuş gibi yapsın diye.
Sen tuttun.
Sonra bıraktın.
Ben düştüm.
Hâlâ düşüyorum.
Ama unutma ;
İlahi Adalet var,
Herkes yaşattığını yaşamadan ölmezmiş..
Kadir TURGUT
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.