1
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
103
Okunma
“Ben seni, eksik kalan her duada sevdim anne.
Ve her ’yani’yle biraz daha çocuk oldum...”
Bu zine, annesini erken kaybeden ya da hiç tanıyamayan herkesin cebine gizli bir mendil gibi iliştirilmek için yazıldı.
Yazan: “Anne”ye mektup yazmayı sürdüren biri
1. sayfa — açılış
Sevgili Anne,
sana bir şey anlatamamış olmanın
binlerce yolunu aradım.
Buldum da.
Hepsi “yani”yle başladı.
Yani
çok küçüktüm sen giderken.
2. sayfa — mutfak sesleri
Yani
çorbayı karıştırırken
suyunu fazla kaçırmamın sebebi
senin elin değil, benim ölçüm
biraz yalnızlığa denk geliyor.
Yani
soğan doğrayınca değil,
mendil bulamayınca ağlıyorum.
3. sayfa — çocukluk
Yani
kalem tutmayı senden öğrenmemişim
ama her cümleye
biraz seni yazıyorum farkında olmadan.
Yani
çocukken "anne" demeye utanıyordum
çünkü ses yankı yapıyordu evin içinde.
4. sayfa — balkon
Yani
salıncağı hâlâ kuruyorum balkona,
ama boş sallanıyor.
İplerin ucunda sen yoksun.
Yani
her rüzgârda biraz sen geçiyor içimden,
ama ben gidemiyorum ardından.
5. sayfa — büyümek
Yani
büyüdüm sanıyorlar,
ama markette yoğurt seçerken bile
"annem olsa hangisini alırdı?" diye düşünüyorsam
neye yarar bu yaş?
Yani
biri saçımı okşadığında
neden ağladığımı hâlâ kimse bilmiyor.
6. sayfa — gece
Yani
geceler uzun değil,
sensiz olduğunda boş.
Ve boşluk
bir çığlık gibi oturuyor yastığa.
Yani
uyumuyorum ben,
sadece seni daha çok hatırlamak için
gözlerimi açık tutuyorum.
7. sayfa — final
Yani
bu bir mektup değil belki
ama sana ulaşsın diye
her harfini sessizce bağırdım.
Yani
ben seni hâlâ çok özlüyorum.
Ve bu "yani"ler
bir türlü bitmeyen cümlelerim sana…
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.