2
Yorum
11
Beğeni
5,0
Puan
49
Okunma
Ben seni, adın anılmadan önce sevdim, yâr.
Henüz kelimeler yaratılmamışken
Kalp “ben” demeyi bilmezken sevdim.
Ne zamanla ölçtüm seni,
Ne mekâna sordum.
Sen, içimdeki suskunluğun adını bilen tek sırdın.
Bir gece ile bir gündüz arasında değil,
Bir nefes ile bir teslim arasında düştüm sana.
“Ol” denilen yerde oldum,
“Yok” denilen yerde çözüldüm.
Sevmek sandım başta,
Meğer sevilmekmiş;
Ben sadece çağrıldım, yâr.
Diz çöktüm kapına,
Ama kapı sandığım sendin.
Aradım seni dağlarda,
Oysa sen
Arayanın arayışındaydın.
Her adımda ben eksildim,
Eksildikçe sen çoğaldın içimde.
Ateşten korkmadım,
Çünkü yanmak bana öğretilmişti.
Kül olmayı öğrendim,
Rüzgârın zikrinde savrulmayı.
Her yanışta bir adımı bıraktım geride,
Her külde bir ismimi unuttum, yâr.
Bazen bir derviş oldum,
Lokması sabır, hırkası susuş.
Bazen bir günahkâr,
Secdeye varacak yolu şaşırmış.
Ama sen,
Hatasızların değil,
Düşenlerin yolunu bilirdin.
Sustum,
Çünkü sustukça sen konuşuyordun.
Anladım ki hakikat
En çok sessizlikte görünür.
Dil geri durunca
Kalp öne geçer,
Ve aşk, orada başlar, yâr.
Ne seni istedim,
Ne de senden bir şey.
İstemek bile perdedir, dediler;
Haklıydılar.
Ben vazgeçtikçe yaklaştım,
Unuttukça hatırlandım.
Bir ben vardı,
Seninle dolu.
Bir ben daha vardı,
Senden arta kalan.
İkisi çarpıştı içimde,
Kazanan olmadı.
Çünkü aşk,
Galip gelmez;
Aşk, yok eder, yâr.
Sonunda anladım:
Ben seni sevmemişim,
Ben sende erimişim.
Adımı kaybettim,
Ama yolumu buldum.
Artık ne geceyim,
Ne gündüz,
Ben, arada kalanın teslimiyim.
Eğer sorarlarsa bir gün:
“Ne oldun?” diye…
De ki:
Bir sevdaya tutuldu
Ve Hakk’a döndü, yâr.
Kadir TURGUT
5.0
100% (4)