2
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
59
Okunma
Sen anlamazsın, sen karamsarsın;
Zira sen maddeye, ben manaya bakarım.
Gönlümde bir ateş ki, söndüremezsin,
Ben o ateşi ancak ummanla yakarım.
Kimdir sana eş, kimdir bu derdi bilen?
Gözyaşı değil, kalbidir süzülüp gelen.
Dünya bir gölge oyunu, bir eski şölen,
Ben asıl şavkın peşinde, menzile akarım.
Aleme mehveş çökmüş, gece pek derin,
Lakin her zerrede izi var O Eser’in.
Ruhumda yankısı duyulur her bir kederin,
Ben bu gurbeti, vuslatın narıyla yıkarım.
Nur ala nur Allah, her bir nefes O’ndan,
Kurtar şu fani nefsi, o daracık kılıftan.
Geçtim artık ben bu şan ve şereften,
Başımı secdeden gayrı nereye çakarım?
Felek çarkını kursun, varsın dönsün dursun,
İsterse talihim göğsümden vursun.
Yeter ki o mukaddes ışık ruhumda dursun,
Ben karanlığı, O’ndan gelen şavkla sıkarım.
Aşk bir bilmecedir ki, çözdükçe dolanır,
Gafil olan bu yolda sadece yorulur, bulanır.
Mümin olanın kalbi, nur deryasında yıkanır,
Ben bu canı, o ebedi canana adarım.
Ne bülbülün ahıyım, ne gülün dikeni,
Bir garip yolcuyum, ararım beni benden çekeni.
Gökyüzünde yıldız, yeryüzünde toprağa ekileni,
Her zerrede "Hu" der, o sonsuza bakarım.
Kadir TURGUT
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.