7
Yorum
15
Beğeni
5,0
Puan
117
Okunma

Hüzne açarken yelkeni sen, oradaydım
Düşüyordu yüzünden teker gülden yaprak
Ve ağırca bir yokuşa vurmuşçasınaydın kendini
Sandın ki bu bir sınav ve oldukça da zor
Oysa daha ilk adımında sezmiştim yüreğini
Nasıl da fırtınalar kopuyordu esirge kendini
İnan ta o andan itibaren yüreğimde yanar kor.
Ben ile düşülür yanılgısıydı seninki bilirim
Biz iledir bendeki parola bekle, hemen gelirim
Bir sırta kalmayacaktır yük, varsın ağırca olsun
Bir genişçe meydana inmiş say kendini, doğrul
Bükülmesin bel, daha çoktur gidilecek yol.
Bir kişilik düşler yeter mi ömür dediğine
Eklemek gerekir silsilesini, beni de dinle
Yorulmak var bu zeminde, kiminde de düşmek
Ve asla bırakamayacağımız şu asıl gerçek
Her düşüşte uzanan el olmadayım, haydi tut
Bırak geçen sisli günleri, gün bugündür, dünü unut.
Bir esintisini yakalamak değil miydi hayat denen
Ta şafakla başlamalıdır rüzgârı, çileyi yenen
Kalk artık, yola düşme vaktiyse bu hep hazırım
Son nefese değindir and, gölgen gibi yanındayım.
Hey gidisi gençlik, senden de yitiyor benden de
Önümüzde hangi renkler var bilinmez de
İster zifirisine çıksın yol günde, dilerse kızgın çöllere
Varsa bir baharı ömrün, onun da gelecek sırası
Her perdeyi kapatan da o açan da sevgidir anahtarı.
Asla hafife alma senle nefeslenendendir gücün
Onunla aynı istikameteyse adımlar aydındır gün
Manevi hazdan beslenenler kalmış mı ki hiç yolda
Kul kula bollukta değil, esasta nasıl da gerekir zorda.
Bir kanatlanmak halini ne de özlemle dileriz
Ta yükseklerden bakmaksa bu manzaraya
Takılma sen, nasıl çıkılacakmış o şahikalara
Bir güler yüzle başlayabilmenin gücü ne büyük
Ve biz onunla karşıladığımızda doğan her şafağı
Ne gönle gamdır ne de sırta derttir taşınan yük.
Oğuzhan KÜLTE
5.0
100% (11)