1
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
31
Okunma

Kırk ikindi yağmuru gibidir mutluluk
Verir mi hayat her dem renklice
ufuk
Ne denli sağlam tutan da olsa el
Hazana değen yanıyla eser acı bir yel.
Saymak mı gerekir o özel anları
Biteviye kalamaz ki esenlik bahta
Yükselse de gönül kuşu ta ki arşa
Elde avuçta kalan sadece bir kaç resim
Hatırladıkça o dünleri yaşatırsın anıları.
Dünü silemeyiz fakat veririz duyguya yön
Deli gönül etme isyan gel özüne dön
İçinde besle o masum çocuk yanını
Etme kimseye şikayet bastır figanını.
İnsan ne kuru bir dal ne de yaprak
Köküne temas eden değil mi o toprak
Yeter ki tekamülün seyrini anlasın
O vakit dizginler elde sayılır ya
İnan sen de hissettiğin yaştasın.
Kim ne demiş var mı önemi, teferruat
İzini derinleştiren duruşta var murat
Kader dediğin bakışta, tercihtedir
Duygularına hakim olmak en zoru
Zoru başaranlar; dünde, günde, ebedidir.
Kimse merhamettten ayırmasın fıtratı
Pişmanlık ateşi dinmez, almasın ahı
Cebe göre değil değer katan ne varsa
Dikkat edelim derim yaşlanalım harsa.
Yaş geldi mi ortalara ahestedir an
Sevgiye, tebessüne gel sen de dayan
Gölge ozan düşme kibre der, uyan
Akacaksa gözden yaş salıver gitsin
Fanilik ağına düşme, sen de biriciksin.
Oğuzhan KÜLTE
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.