1
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
111
Okunma
Kırmızın çok dikkat çekiyor diyor kibritçi kız,
ellerini montunun cebinde ovuşturarak,
soğuk bugün yine resmî,
kimlik soruyor insanın yüzüne.
Farkındayım diyorum,
zaten burada görünmez olmak da suç,
fazla görünmek de.
Annem bağladı bunu başıma,
“kendini korur” dedi,
kırmızı artık korunmak sayılıyor.
Kibritçi kız gülümsüyor,
dişleri titrek bir ışık gibi,
Benimkiler daha tehlikeli diyor,
avuçlarını açıyor,
ince uzun kibritler,
“bunlarla ısınıyorum,
hayal kuruyorum,
bazen de susuyorum.”
Susmak burada yaygın diyorum,
otobüs durağında beklerken,
yanımızdan geçen herkes
bir şeylere geç kalmış gibi hızlı.
Evet diyor,
“en çok da çocuklar susuyor.”
Bir reklam panosu yanıp sönüyor,
mutlu bir aile,
altında taksit seçenekleri.
Kibritçi kız bakıyor,
Ben oraya hiç girmedim diyor,
“camlar açılmıyor.”
Ben de diyorum,
“camdan bakmayı öğrendim sadece,
bakmak serbest hâlâ.”
Bir kibrit çakıyor,
ışığında kısa bir an
ikimiz de evdeyiz,
çay var,
sesler yumuşak,
kimse acele etmiyor.
Işık sönüyor.
Büyüdün mü sen? diye soruyor,
bana bakmadan.
Evet diyorum,
“ama kimse haber vermedi.”
Kibritçi kız başını sallıyor,
Ben de diyor,
“üşümeyi alışkanlık sandım önce.”
Yan yana yürüyoruz biraz,
iki masal,
aynı kaldırımda.
Kurtlar geçiyor yanımızdan,
bizi tanıyorlar,
ama durmuyorlar,
zaten alışıklar.
Masallar eskiden daha mı iyiydi? diye soruyorum.
Hayır diyor,
“sadece daha dürüsttü.”
Ayrılırken
kibritlerinden birini bana veriyor,
ben de kırmızı eşarbımdan bir düğüm.
Lazım olur diyor.
Evet diyorum,
“burada her şey lazım olur.”
Arkalarından bakıyorum,
kibritçi kız kalabalıkta kayboluyor,
ben yoluma devam ediyorum.
Masal bitmiyor.
Sadece
Üç çocuk birbiriyle selamlaşıyor.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.