8
Yorum
35
Beğeni
5,0
Puan
688
Okunma
Dirilmiş bir şafak açtı yolu,
Köklerin soluğunda yeşeren menzilde.
Işk
iz
ipek düğümünde
parmakları.
Visal kapıları aralandı,
kubbelerde ateşli sonsuzluk
şafağın lemîr fısıltısı.
Geride bir nefes
nehirde duran an incisi.
Göğe bağlanan iplik:
avucumda biriken
yıldız, yıldız tozu.
Firuzeler ılık nida savurdu,
Alnımı öptü, taçın doğumu.
İklimine çıktım menekşenin,
nûrî hatıra gibi,
şafak tüylerinde.
Ruhum soyuluyor,
gecede asılı çan.
Işığım büyüyor
çöl kalbinde
ay baharı.
Nehir akıyor içimden,
anı doldurarak.
Gökte berrak kanat,
kederi eşiğinde rende.
Özgürlük bir yel,
sessiz, sessiz yol.
Onarılmış caddelere
huzmeler serptim,
kırık ışıkları toplarken,
toprağa sererken.
Çeşmelerde su dil,
vurdu, vurdu,
şarkısını fısıldadı.
Rüzgârın teline döndü sır,
alnımda tuğra.
Ruhum kızıl gül büyütüyor,
ak at, göğün turnasında.
Ben, şiirle çığlık çığlığa üşk kuruyorum tahta
....
5.0
100% (15)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.