0
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
91
Okunma
Bu hayatta asla ödenmeyecek şeyler var;
Yenen haklar gibi, sessizce çalınan umutlar.
Girilen günahlar gibi, iz bırakmadan yok olan vicdanlar.
Kırılan hevesler gibi, paramparça düşler, suskun kalmış çığlıklar.
Alınan ahlar gibi, gecenin karanlığında yankılanan sessiz intikamlar.
Kimse bilmiyor bu yükün altında nasıl ezildiğimizi,
Kimse görmüyor içimizdeki yangını,
Ve bu hayatın acı gerçeği; bazı şeyler asla geri dönmez,
Bazıları ise ödenmez,
Ne parayla, ne zamanla, ne de özürle.
Ödenmeyenlerin yüküyle yürürüz bazen,
Gözlerimizde biriken yaşlarla, kalbimizde taşıdığımız kırıklarla.
Ve anlarız ki, bazı acılar kalıcıdır,
Ve bazı yaralar hiç iyileşmez.
Ama yine de yaşarız,
Çünkü yaşamak zorundayız,
Ödenmeyenlerin gölgesinde bile,
Umut etmekten vazgeçmeden...
Ödenmeyenlerin ağırlığıyla ezilir ruhumuz,
Gecenin sessizliğinde yankılanır içimizde kırık bir melodi gibi.
O yenen haklar, dökülen gözyaşlarından daha ağırdır aslında,
Çünkü onları geri almak mümkün değildir artık.
Girilmiş günahlar vardır, kimseye anlatamadığımız,
Kendi vicdanımızla hesaplaştığımız,
Ve her adımda bir kere daha canımızı acıtan.
Kırılan hevesler, umutlar,
Bir daha asla eskisi gibi olamayacak kırılganlıkta.
Alınan ahların yükü, omuzlarımızda bir hançer gibi saplanır,
Her nefeste, her düşüncede hatırlatır geçmişin acı tokadını.
Ödenmeyen bedeller var;
Parayla, sözle, dualarla kapanmayan yaralar.
Bu hayat, bazen en derin uçurumlarda yürütür bizi,
Düşmekle kalmaz, düşerken de parçalara ayrılırız.
Ama yine de kalkarız,
Çünkü hayat, ne kadar kırsa da,
Yaşamak zorundasındır.
Ödenmeyenlerin gölgesinde yaşarız,
Ama bil ki;
O yük, bazen en büyük öğretmendir insana,
Ve en karanlık gecenin sonunda bile,
Bir sabah doğar, umutla.
Ödenmeyenlerin yüküyle yürürken,
Her adımda bir parça daha eksiliriz içten içe.
Çünkü hayat, affetmez yenen hakları,
Ve sildikçe arkamızdan,
Kalan izler derinleşir, kanar her daim.
Girilmiş günahlar,
Vicdanın sessiz çığlıklarıdır,
Kendi kendine verilen en büyük cezalar.
Ama kimse duymaz onları,
Kimse bilmez sancısını.
Kırılan hevesler var,
Bir kere yıkılan hayaller gibi,
Toparlanması imkansız.
Gözlerinde parlayan o ışıltı,
Şimdi puslu bir anıya dönüşür.
Alınan ahlar,
Ruhun en karanlık köşelerine saklanır,
Ve orada büyür, serpildikçe daha da ağırlaşır.
Ne zaman affedilse,
Yine yeniden canlanır, yüreği delercesine.
İşte bu yüzden,
Bazı acılar ödenmez,
Bazı yaralar kapanmaz.
Ama yaşamak zorundayız,
Çünkü hayat,
Kırık kalplerle bile devam eder.
Ve belki bir gün,
Bu yükler altında ezilen bizler,
Daha güçlü, daha dimdik duracağız,
Çünkü ödenmeyenler,
Bize dayanmayı öğretir.
Ve sonunda,
Ödenmeyenlerin ağır yükü altında yorgun düşerken bedenimiz,
Kırık umutlarımızla, yitip giden hayallerimizle yüzleşirken,
Anlarız ki;
Bazı bedeller vardır,
Hiçbir zaman ödenemeyen,
Hiçbir kelimeyle, hiçbir zamanla, hiçbir özürle silinmeyen...
Ve biz,
O yükle yaşamaya mahkûmuz.
Sessizliğin, yalnızlığın ve derin bir boşluğun içinde.
Ama bil ki;
En karanlık gecenin sonunda bile,
Ödenmeyen acılarla yoğrulan yürekler,
Bir şekilde var olmaya, direnmeye devam eder.
Çünkü hayat,
Bizi kırsa da, parçalasa da,
Son nefesimize kadar sürer gider.
Ve en ağır yükler bile,
Bir gün belki hafifler...
Ama asla unutulmaz.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.