2
Yorum
15
Beğeni
5,0
Puan
144
Okunma
Sen:
Faili malum yalnızlığımın, yorgun şiiri,
Kaotik hasretin, salt acısı içimde.
Ilık süzülüşlerin, girdabında gözyaşım
Ağlamak kadar güzel, gülmek kadar, uzaksın
Sanma ki suskunluğum kabullenmektir
En küstah sözcüklere gebe lisanım
Doğumu bekler, adın dudaklarımda
Bir başkaldırıştır, yokluğuna isyanım
gittin gideli, sesin döner kulaklarımda.
Çağırsam gelir misin? seni yar diye
Bir mevsim sonrası, ilk bahar diye
Bilmem...
Hangi? yalancı Mesih,
Müjdeler vuslatını,
Yetmedi mi ? çarmıha gerildiğim bu özlem
Yüreğim de öksüz kalmış bir ağrı,
Buğu buğu gözlerim de sis ve nem
Kağıt nasıl sarsın, sensiz yaramı
Söz nasıl avutsun, kalem ne yazsın
Gözlerin
Şiir’in nefer taşıdır, nasıl sevdiğimi
anlayamazsın.
Bir aşk ki doğranmış, can lime lime
Bir sözlüğü boşaltmış, tek bir kelime
Yüreğimin abasında bir sızı...
Mentollü bir hüzün genzimi yakan
Gözlerimden düşen yaş değil şimdi
Sicim, sicim, efkar, oluk, oluk, kan
Ben miyim bu aşkın tek Günahkarı
Ben miyim bırakan yolları yarı
Şimdi mısralarımda, buram, buram
Hasret var..
Hüzün kokulu sokaklar,
Güz akşamları
Neden? dallarımdan çaldın baharı.
Şimdi...
ne teselli dolu mektuplar
Yazmanı bekliyor,
Ne de vuslat yüklü umutlar taşıyorum
Bir ölüden farkım yok sensiz
Yine de yaşıyorum.
Takvimini tüketmiş bekleyişlerle
Duvarımda büyürken bembeyaz küfler
Sanki bir kıyamet kopar içimde
İsrafil sura üfler
Sanma ki diner sızım sanma hafifler
İnatçı bir sancısın uzuvlarımda
Ve yılların ağır yükü, omuzlarımda
Meryemin sükutunu, anlıyorum
ruhumda,
Hayalinle süslediğim boş sokaklarda
Sıcaklığın soğuyor avuçlarımda
Bilmiyorum sevdam bilemiyorum
Kaldırımlar mı taşıyor beni?
Yoksa ben mi kaldırımları sırtımda ?
5.0
100% (4)