2
Yorum
15
Beğeni
5,0
Puan
301
Okunma
Sen
Faili malum yalnızlığımın yorgun şiiri,
kaotik hasretin salt acısı içimde.
Ilık süzülüşlerin girdabında gözyaşım,
ağlamak kadar güzel, gülmek kadar uzaksın.
Sanma ki suskunluğum kabullenmektir.
En küstah sözcüklere gebe lisanım,
doğumu bekler adın dudaklarımda.
Bir başkaldırıştır yokluğuna isyanım.
Gittin gideli sesin döner kulaklarımda.
Çağırsam gelir misin seni yar diye,
bir mevsim sonrası ilkbahar diye?
Bilmem...
Hangi yalancı Mesih
müjdeler vuslatını?
Yetmedi mi çarmıha gerildiğim bu özlem?
Yüreğimde öksüz kalmış bir ağrı,
buğu buğu gözlerimde sis ve nem.
Kâğıt nasıl sarsın sensiz yaramı,
söz nasıl avutsun, kalem ne yazsın?
Gözlerin,
şiirin nefer taşıdır; nasıl sevdiğimi
anlayamazsın.
Bir aşk ki doğranmış, can lime lime,
bir sözlüğü boşaltmış tek bir kelime.
Yüreğimin abasında bir sızı...
Mentollü bir hüzün, genzimi yakan.
Gözlerimden düşen yaş değil şimdi;
sicim sicim efkâr, oluk oluk kan.
Ben miyim bu aşkın tek günahkârı?
Ben miyim bırakan yolları yarı?
Şimdi mısralarımda buram buram
hasret var...
Hüzün kokulu sokaklar,
güz akşamları...
Neden dallarımdan çaldın baharı?
Şimdi...
Ne teselli dolu mektuplar
yazmanı bekliyor,
ne de vuslat yüklü umutlar taşıyorum.
Bir ölüden farkım yok sensiz;
yine de yaşıyorum.
Takvimini tüketmiş bekleyişlerle,
duvarımda büyürken bembeyaz küfler,
sanki bir kıyamet kopar içimde.
İsrafil sûr’a üfler.
Sanma ki diner sızım, sanma hafifler.
İnatçı bir sancısın uzuvlarımda
ve yılların ağır yükü omuzlarımda.
Meryem’in sükûtunu anlıyorum ruhumda.
Hayalinle süslediğim boş sokaklarda
sıcaklığın soğuyor avuçlarımda.
Bilmiyorum sevdam, bilemiyorum...
Kaldırımlar mı taşıyor beni?
Yoksa ben mi kaldırımları sırtımda?
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.