0
Yorum
4
Beğeni
0,0
Puan
272
Okunma

Halkın adına,
ama halktan uzakta yazılmış bütün yasalara ithafen…
Ey kardeşim,
ellerini indir artık gözlerinden,
gökyüzü hâlâ bizim üstümüzde
ve toprağın altı,
üstünden daha dürüst kalmaya devam ediyor...
Eğer seni yöneten biri
her geçen gün biraz daha zenginleşiyorsa
ve sen hâlâ aynı ekmeği ikiye bölüyorsan,
bil ki bu denklemde
adalet yoktur.
Ve yokluğu,
kendi yasalarıyla gizlenmiştir...
Bir yasa düşün,
kalın puntolarla yazılmış,
ama içinde vicdanı olmayan.
Bir yasa düşün,
halkın değil, hâkimlerin yüzünü güldüren.
Bir yasa düşün,
korkudan doğmuş.
Çünkü korkar senden,
senin bir sabah uyanmandan,
bir bakışına bile dayanamazlar...
Ey kardeşim,
seni susturmak için çıkarılan yasaları,
özgürlük diye pazarlayanlara aldanma.
O yasa kitaplarında,
senin hayallerine yer yok.
O madde 1, 2, 3…
hep seni dizginlemek için...
Çünkü bilirler:
Bir halk uyandığında,
ne yasa tutabilir ne duvar...
Onlar kendi saltanatlarını korumak için
zırh yaparlar yasadan.
O zırhın üstünde altın gibi parlar
"güvenlik", "istikrar", "millî menfaat" yazıları...
Ama içini kazırsan,
çıkar kendi korkuları
ve senden duydukları derin telaş...
Seni yöneten zenginleşiyorsa,
bil ki, senin alın terinle yıkıyor aynasını.
Senin çorak tarlanda açan dikenle
süsleniyor masası.
Senin çocuğunun eksik kalan defteriyle
kuruyor kendi saray kütüphanesini...
Peki neden korkar senden?
Çünkü unuttuğun bir şey var kardeşim:
Sen çoksun.
Senin sessizliğin onların cesaretidir.
Senin suskunluğun onların yasasıdır.
Sen konuşmaya başladığında
onların kurduğu o parlak binalar
çatırdamaya başlar...
Bak gözlerine aynada.
Kim olduğunu hatırla.
Bir emekçisin belki,
bir öğrencisin,
bir işçisin,
bir anasın, bir babasın,
ama en önemlisi:
bir insansın!
Sen bu toprağın sahibisin,
kiracısı değilsin...
Sana "devlet kutsaldır" dediler.
Oysa kutsallık,
halkın onurunda saklıdır.
Devlet dediğin,
bir organizasyondur ancak;
onun yüreği yok,
senin gözyaşınla yaşar.
Onun nefesi yok,
senin çığlığınla duyulur...
Hangi yasa bir annenin
açlıktan uyuyamayan çocuğuna çare olur?
Hangi yasa,
soğukta donan bir evsizi
ısındırır vicdanla?
Ve hangi yasa,
göğe bakmayı unutan bir nesle
özgürlük öğretir?
Sakın unutma:
Onlar yasaları kendi koltukları için çıkarır,
senin için değil.
Çünkü seni anlamazlar.
Seninle aynı minibüse binmemişler,
seninle aynı fırından ekmek almamışlar,
seninle aynı hayata uyanmamışlar...
Ama sen,
gece vardiyasından sabaha dönen işçi,
kalem tutan eli nasır tutmuş çocuk,
sen varsın ve büyüyorsun.
Ve bir gün,
bu sessizlik çığlığa dönüşecek...
O zaman ne yasa,
ne zırh,
ne koruma aracı
seni durduramayacak...
Çünkü adalet,
bir halkın kalbinde filizlenirse
onu hiçbir kağıt bozamaz.
Çünkü hukuk,
korkudan değil
umutla yazılırsa
halkı yaşatır...
Gel şimdi,
önce kendi anayasanı yaz:
İnsan onuru dokunulmazdır.
Yalanla kurulan hiçbir düzen kalıcı değildir.
Özgürlük susmaz, susturulamaz.
Halktan korkan yönetim, meşru değildir.
Ekmek kadar adalet, su kadar eşitlik gerekir...
Ve unutma:
Kanunların adil olması yetmez,
uygulaması da adil olmalı.
Bir yasa, eğer güçlüye kalkan,
zayıfa pranga oluyorsa
o yasa değildir;
zulmün diğer adıdır...
Kardeşim,
sana şimdi uyarı değil,
yol göstermek istiyorum.
Vicdanını yasa haline getir.
Her kararda onu dinle.
Ve unutma:
Sadece sustuğunda kaybedersin...
Çünkü gerçek yasa
bir halkın yüreğinde yazılır.
Ve orada yazan tek kelime vardır:
ÖZGÜRLÜKTÜR...
Bahadır Hataylı/10.04.2025/Sancaktepe/İST
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.