0
Yorum
6
Beğeni
0,0
Puan
167
Okunma

Dağlarda kar, vadide bahar,
İçimde dinmeyen bir ah var.
Geçiyor ömür azar azar,
Sevdiğim niçin böyle nazlı yar?
Yel eser de dallar eğilir,
Garip gönlüm sana evrilir.
Bir ses duysam içim dirilir,
Sensiz geçen her gün eğilir...
Dağ başında duman gezer,
Hasret gelir bağrım ezer.
Bir gülüşün bahar dizer,
Niçin yüzün benden gizler?
Akşam iner yollar susar,
Yorgun kuşlar yuvaya tüner,
Benim gönlüm seni arar,
Gözlerimi uyku dağlar...
Gece çöker ay da mahzun,
Yıldız küskün, sema durgun.
Bir selâmın ömre düğün,
Sensiz dünya bana sürgün...
Irmak akar taşı yara yara
Ben döküldüm ah ile nâra.
Bir sözün can verir yara,
Niçin bıraktın beni dara?
Bağda güller sana açar,
Bülbül adını söyler kaçar.
Benim içim için için yanar,
Derdim beni günden güne sarar.
Penceremde sabah ağlar,
Gecelerim sensiz dağlar.
Gelen geçen hâlim sorar,
Yokluğun içimde çağlar.
Bir mendilin kalsa bende,
Kokun kalır her dem tende.
Bir izin sinmiş gönül kafesimde,
Silinmiyor geçen günler hepsi sende...
Ne kış biter ne kar erir,
Ne bu gönül senden döner.
Adın içimde çerağ yanar,
Kül olsam da sevda söner?
Yollar uzun, taşlar soğuk,
Bahtım yorgun, gönlüm kırık.
Sen gideli her şey eksik,
Bir tek hasret kaldı büyük...
Dağlarda kar, gönlümde nar,
Her geçen gün artar efkâr.
Gel de bitsin şu ayrılık,
Ömür gider azar azar.
Bir gün olur döner isen,
Şu garibi görür isen,
Bil ki seni bekler hâlâ
Kapısında solmuş bir yar.
Dağlarda kar, vadide bahar,
İçimde dinmeyen sızı var.
Geçiyor ömür azar azar,
Sevdiğim niçin böyle nazlı yar?
Erol Kekeç/24.04.2026/Sancaktepe/İST
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.