2
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
240
Okunma

Dünyanın çarkı döndü döndü de
bizi unuttu sanma;
biz, dişlileri arasında ezilmeyi reddeden
sessiz bir itirazın çocuklarıyız.
Kader, paslı zincirlerinden çözüp adımızı
rüzgârın alnına yazdı bir gece vakti.
O vakit kartallar indi omuzlarımıza,
kanatlarında dağların kadim sabrı vardı.
Bizi aldı, anlamın terk ettiği şehirlerden,
ışıkları çok, ruhu sönük caddelerden,
“böyle gelmiş” diyen korkak dillerden,
“böyle gider” diye susan kalabalıklardan
çekip kopardı.
Şimdi bir kayanın dibindeyiz;
ıssızlığın tam ortasında,
göğe en yakın yerde.
Ayak izlerimiz yalnızlık vadisine düşmüş,
her biri ayrı bir dua gibi
taşa, toprağa, geceye sinmiş.
Buradan yankılanacak sözümüz:
Ne zulüm ebedîdir,
ne de suskunluk kader.
Her karanlığın içinde
ışığa gebe bir çatlak vardır.
Bize artık bir Kehf mağarası gerek;
uyumak için değil,
uyanışı korumak için.
Yedi Uyurlar gibi zamana küsmek değil muradımız,
zamana hakikati öğretmektir.
Çünkü dışarıda adalet,
boynu bükük bir çocuk gibi üşüyor.
Bakıyoruz hayatın ortasına;
hesapsız gülüşlerin,
haram sofraların,
mazlum ahının üstüne kurulmuş saltanatların
bir gün devrileceğini bilerek bakıyoruz.
Gözlerimizde öte yana açılan
sessiz bir pencere var.
Kanatlanıyoruz şimdi.
Ne intikamla, ne öfkeyle…
Sadece hak edilmiş bir sabrın
olgun vakarında.
Yüreğimiz, göğsümüzde son kez çarpan
bir davul gibi güçlü.
Mola yok artık.
Bu dünya çarkına yem olanlara
içimiz yanarak el salladık.
Kalanlara uzun nutuklar bırakmadık,
gider ayak kırgınlık da taşımadık.
Çünkü öğrendik:
En ağır vedalar bile
sevgi taşımıyorsa hafiftir.
Ve insan,
muhabbet duymadığı bir yerden
çoktan gitmiştir aslında.
Şimdi rüzgâr çağırıyor bizi.
Dağlar önümüzden çekiliyor.
Göğün kapısında bekleyen sessizlik
adımızı biliyor.
Biz de gidiyoruz…
Arkamızda yalnız bir mesaj kalsın:
İnsan, adaleti özlediği kadar insandır.
Erol Kekeç/27.04.2026/Sancaktepe/İST
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.