1
Yorum
33
Beğeni
5,0
Puan
308
Okunma

aynalar hep güzel bakıyor
yorgun gözlerime
dalıp,
donan sırların arkasına
kırılmış,
kırılmanın yansıdığı cama oturmuş yüzüm,
yüzümde koyu gölgeleri sabitlenmiş kederin
dışarıdan görene görünmeyen özgül ağırlık
omuzlarıma oturmuş dağ yükü
gitmeyi zorlaştıran rastlantısal çarpışmalar
tam ucundayım işte uçurumun
düşebilir, itilebilirim de
üzerimde boşvermişliğin şeffaf elbisesi
ayaklarımın altında akıp giden insan seli
başımı döndüren bu yükseklik
düşebilirim, ürküp boşluktan
kap kaç düşler garanti
gözlerimi karartan
yüz çizgilerimin üzerinden
su taşıyor karınca ordusu, göz bebeğim ateşe
Fabian’ın yumuşak sesi yolculuyor anıları
selamlıyor arada acıyan yaralarımı
körelmiş heveslerimin durgunlaşması bir damla aziz suda
diyemediklerimin ipini saldığım
göz hapsinde akışa bıraktığım
yar ağzından sevilmesem de olur
dağların ince ruhunu incitmeden
esmeliydi rüzgâr
elini kalbinin üzerine koyup yaşamı savunmak kızıllıksa
varsın adı devrim olsun
ben insanlık diyorum
vicdanım yönelttiği bu yola
Vaha Sahra
11 Nisan 2025
13:40
Bir kahve molasında…
5.0
100% (10)