5
Yorum
30
Beğeni
5,0
Puan
377
Okunma
Yara ile Kabuk düeti
suyun hafızasında
ateşten ırmaklar
bentleri yakıp
ardında yığınla kül bırakan
hatrına bakmadan
yıkıp gidene
yıkılan köprüler
çektim bıçağı
kestim kabuğu
ayırdım yarasından
Suyun çürümüş aksinde
Zamanı kör zembereklere
emanet ettim.
Yitince kabuk tenden
Canı kana teslim ettim..
soğuğu taşır sırtında
göğsü buran ihanet
sonu yok
acısından çoğalmanın
alışır mı insan
incinmeye
ayağa kalkıp
sever mi yeniden koşulsuz
korkuyorum
Korkmanın bedelini
sancıtır yürek tüm iklime
çoğalan acı yeniden doğurur
hasretin terkisindeki gülüşü
biŕ sevmektir ki
gülüşü daima mahzun
tene düşen ateşin kıvılcımını
her daim yüreğe mühürler.
korkular arada dağ doğurur
bir gelincik toprağından açar kırmızıyı
incecik yapraklarıyla baş kaldırır fırtınalara
çileden çıkaran zerafetiyle
nazar değeni çok olur
Dağbaşlarının kekik kokusunda
bir kıvılcım doğar dağın kavından
İçinde masum bir çift göz
Aşka sere serpe uzanır.
Akşamsefalarında telaş
Gün kokusunda yangın
Hep seni özleyişlerimdir
aklımda durulaşan bu berrak su
dile gelir gök uçurumlar
gözlerinden bakınca
tut bir ucundan
silkeleyelim yeryüzünden
karanlıkları
korkuyorum…
Vaha Sahra
5 Nisan 2025
23:54
5.0
100% (7)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.