21
Yorum
64
Beğeni
5,0
Puan
1121
Okunma


bazı şeyler öğrenilmez, oraya gidilir
en saygı duyulan oydu hislerin toplantı salonunda
masanın üzerinde duruyordu bütün ihtişamıyla
“hüznümüz” diyoruz ona biz
dev bir orkestradır o görünmeyeni görenler için
içinde koşturup duran uzak denizler
ve kıyılara sözcükler bırakan dalgalar; denizlerin şiiri
düşsel melodiler, eski zaman anlamları
dönüp baktık etrafa saçılan tını damlacıklarına
hafızanın çarpıp duran kırık kapısıymış
“yalnız başına görünüyorsun ama üzülme
yeni kurulan bir ordusun” dedi duyguların uzmanı
seni görüyorlar ama
seninle beraber yürüyen şeyleri görmüyorlar
az önümüzde duran bulutsu bir yeri gösterdi
şurası çıplak yürekliler sokağı
şurası da onlar için hazırlanmış yol
dünyadan kaçanlar orada her sabah
bir ağacın kalbiyle konuşmayı öğrenmeye gidiyorlar
hoyratça kuşatılmış bu zamanda, bir keresinde
“neden ben?” diye öfkeyle sormuştum dünyaya
uzun uzun baktı yüzüme sevgili dünya
“sıradaki olağan şüpheli sensin!” diye cevap vermişti
tamam, diyerek yürüyüp gitmiştim hiç itiraz etmeden
böyle oluşmuştu hayatımın en büyük felsefesi
sonra bir kitap yazdım adı yürüyüş pedagojisi olan
sarılmayı getirdim oralardan
ışık bahçelerindeki işçi renkleri
tenha yollara atılmış öyküleri
taş atılarak ürkütülmüş kuşların ülkesindeki sadeliği
anlaşılmayı getirdim kelimelerin içine saklanmadan
kelime küldür, kelime küldür
masanın üzerinde duruyordu saygı duyulan
“hüznümüz” diyoruz ona biz
onun anlattıklarını hayal ediyoruz
her hayal bir düşünceye denk geliyor
her düşünce bir yakılmanın kıyısından geçiyor
her yakılma ödenmiş bir bedele denk geliyor
mışıl mışıl uyuyan bir ülkenin uyanışı için
ıssızlığın şatosundan çıktık, dönüp baktık arkamıza
sonsuz kaosun içindeki düzen
ve ona aldırmadan ilerleyen bir trenin penceresinden
zihnin eşsiz manzaralarını izlemek gibiydi
son kez dönüp baktık o muhteşem yapıya
eğildik önünde kalbimizi ilikleyerek
5.0
100% (16)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.