0
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
153
Okunma
ÖLÜ BİR KUKLA
hüznüm çivilenmiş bir gövdenin ardında saklı
dudaklarımda kırmızı bir hilal tebessüm
vücudumda delik deşik yaralar
yaralarımdan ipler geçirdiler ustaca
düğüm düğüm ettiler aklımı
bir kere boğulmadım ya can çekişirken
bir kere sustum ya içimde birikirken söz kuyusu
bir kere kanamadım ya yaralarım açılırken
bir kere çığlığımı tuttum ya duymasın diye anam babam
bir kere düştüm ya oyunun ortasına
korkular giydirdiler üzerime rengarenk,
cam kırıklarından serçe telaşı kattılar bakışlarıma masmavi ışıldayan
köksüzlükle sıvadılar potinlerimi gıcırdasın diye adımlarım
alnıma ahenkli bir perçem düşürdüler okunmasın diye yazım
ipler ellerindeydi bir kez
her şey yeterince göz alıcıydı
ve hiç kimseydi varlığım
bir ışığın altında
gölgem büyürken ardımda
ben zavallı bir kukla
dilsiz bir kahraman
sahnenin tam ortasında
ışıklar yağdı üzerime
seyirciler karardı bir anda
gölgeler belirdi önümde
yorgundum, çok yorgundum
kalabalıkların ortasındaydı yalnızlığım
gölgelerin seyrindeydi dilsizliğim;
oysa anlatmak isterdim onlara;
“bir çiçeği ayırmak toprağından
bir alın yazısına düşürmek perçemi
zulmetmektir Tanrı hükmüne” diye
ipler çekiştiriyordu canımın sızısını
kahkahalar yükseliyordu gölgelerden
alkışlar, çıkarılan şapkalar, tezahüratlar
ve çiçekler…
hepsi,
hepsi ipleri elinde tutana, oyunun kurallarını yazana
Kahkahalar susuncaya,
gözler kayboluncaya,
ışıklar sönünceye,
ve perde kapanıncaya dek
avuç dolusu tozunu yuttum sahnenin
öksürsem kopardı kolum bacağım
kabullenmek; nöbeti gövdeden bir türlü taşmayan
hummalı bir hastalıktı
içten içe çürüyordu;
Tanrının doğum hediyesi olarak verdiği ne varsa
yuttuğum tozlar irin oldu ruhumda
yaralar açıldı saçlarımın ardında
siliniyordu adım, alın yazım
eskidikçe renkleri soldu yüzümün
çürüdü düğümleri gevşeyen iplerin
ederi alınmış, bedeli ödenmişti kuklaya dönüşmenin
hesabı kapanmıştı defterin
ve ışığı söndü sahnenin
eller çekildi üzerimden
ışığın ardına geçtim
karanlıktı aksim
şimdi tozlu ve günden güne çürüyen hikayemle
karanlık bir sandığın içindeyim
ölü bir kuklanın şanına yakışır mezarında
bir ışık huzmesi bekliyorum gün doğumu umuduyla
yeniden doğur beni Tanrım; en ulu şefkatin kucağına
n’olur, n’olur iplerden azade çırılçıplak bir renkte olsun hiçliğim
varlığımı kendim bulayım
en büyük hazineye ulaşmak adına
n’olur Tanrım
n’olur bir kimsesiz gibi yaşayayım.
27.01.2025
5.0
100% (3)