8
Yorum
47
Beğeni
5,0
Puan
337
Okunma
Bir düşün ötesine geçiyorum,
ama düşlerimin sınırı yok.
Gözlerim bir yolculuğa çıkıyor,
ama her adımda geri dönüyor.
Kimse bana dokunmaz,
kimse beni görmez,
çünkü ben bir düşün yankısıyım.
Bir zaman var ki,
saatler parçalanmış,
her dakika daha büyük bir boşluk.
Ve ben,
bu boşlukta
kayıp bir düşün peşindeyim.
Bir duvar örmüşüm içime,
ne rengi var, ne de şekli.
Ama ben ona her baktığımda,
içinde bir dünya kırılıyor.
Ve o kırılmanın her parçacığı
bir çığlık gibi yükseliyor,
ama sesimi yine de duyan olmuyor.
Bir gökyüzü var,
yıldızları kaybolmuş.
Hepsi denizin dibine batmış,
ve ben,
onları ararken
suya düşüyorum.
Ne kadar uğraşsam da,
o kadar derine dalamıyorum..
Beyhude bir mavi,
bir rüya gibi kayıyor,
ve ben,
her şeyin kaybolduğu yerden
başladığım ana geri dönüyorum.
Ama hiç bir şey yerli yerinde değil,
çünkü ben bir zaman diliminde kaybolmuşum,
bir siluetten başka bir şey olmayan
dünyayı arıyorum.
Ve her şey bir parça daha siliniyor,
sanki ben bir kuru bir toprak gibiyim.
Rüzgâr beni alıp götürüyor.
Bir rüya,
bir zamanın yankısı,
belki de hiç var olmamış bir çığlık misali.
Ama ben buradayım.
Burada,
beyhude bir mavinin içinde,
içimde kırılan sonsuz bir boşlukla.
5.0
100% (26)