6
Yorum
20
Beğeni
4,9
Puan
378
Okunma

Giderek eski pırıltısını kaybederken nehirler
Yosun tutmuş kıyılarından kimler ki geçtiler
Zamana neşelerin şen sesiyle refakat edişlerdi
Ya gelenleri azaldı artık bu koskoca yeşilin
Yahut ta unutuldu hepten ayak sesi de kesildi.
Bir de gıcırdama sesleriyle kulak tırmalayan
Kimi sallanırken uçarcasına havaya salıncakta
Beriki kol gücüyle tırmanırdı daima yukarılara
Çocuk ruhunun dibine vurulan parklar vardı
Orda geçerdi keyfiyetle zaman, ne büyük kârdı.
Sanki dört mevsim kışmışçasına kapandık
Dizildiler sıraya kaoslar zinciri, biz aşamadık
Ne okumanın hazzı duruyor ne hoş muhabbet
Bir doyumsuzluk ruhundayız işte budur musibet.
Bir küçücük şeyle kocamandı mutluluklar, hazdı
Koskoca şeylerin gölgesi altında mı kalındı?
Bu nasıl bir iştah ise ver ver yine doymuyor
Beden örtülü, akılda ziyan yok, say ki para çok
Ne yazık ki ruhlar hep aç, yüzler içten gülmüyor.
Var mı ta ötelerden rayihasıyla çekenler sizi
Bir kaynadı mı aşureler tadın da tadın lezzeti
Ortadan ikiye bölerken domates açardı iştahı
Buğusunun büyüsünde ekmekler tarifsiz tattı
Çok şey var söylenecek hayatın renklerine
Pek nadiri kaldılar geldiler bu günlere
Komşuluk bir rutindi, eksik olmazdı misafir
Ne yüktüler bütçeye ne de daralırdı yer
Neden bomboş evlerde yankılanan sesler yok
Anlıyorum ne yazık çoğu paylaşıma tok.
Oğuzhan KÜLTE
5.0
93% (14)
4.0
7% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.