4
Yorum
20
Beğeni
5,0
Puan
359
Okunma

Ağaçta güzeldir yeşil, arıyoruz meyvesini
Çimler renk katar zemine ve yürümek üzerinde
Esintisine kaptırıp rüzgârın savuruşunu bedeni
Ve saçları dağıtırken dalları sağa sola esnetişini
Aniden bastıran yağmurun verdiği hazla ıslanışı
Çemberlerin çevrildiği, topaçların döndürüldüğü
İple atlamak denenin çocuk ruhu verişinin
Koşmanın meşin yuvarlak peşinde delicesine
Bir galip bir de mağlup oluşun karmaşasını
Yuvarlanırken renkleriyle büyüleyen misketleri
Buharı tüterken bir fukara sofrasında çayın lezzetini
Bölüşürken son simidin verdiği neşeyi arıyoruz.
Bir ezan sesinde irkilişi, uhreviyetin çağrısını
Kabre giren her yakında içi yakan acısını
Eski model de olsa uzun yola çıkmışların
Çalmakta olan şarkılara gönülden katılışlarını
Ve gözler yolda uzunca süredir bekleyiş hazzıyla
Cana can katan yüreklerin samimi kavuşmalarını
Karne heyecanının uyandırdığı sabahın hengamesini
Üzüntüsüyle kendimize gelmekte günlerin geçtiği
Ayrılık melankolilerini nasıl da özlüyoruz.
Bütün ihtişamıyla süregelen hayatın, körelttiği
Eski mi yoksa eskitilmiş mi olduğu şüpheli
Ve fakat gerçekten de üzen, kızdıran, güldüren
Yeri geldiğinde yatağından fırlarcasına uyandıran
Sıcaktan bunalmış yüze çarpan soğuk su tesirinde
Yapmacık olmaktan çok çok öte ve içten gelen
Hayata anlam ve derinlik katan kalemi, iskemleyi
Tekir kedinin ikide bir ayaklara sürtünüşünü
Gözlerden saçılan umudu, o umudun yoluna düşeni
Sırtındaki sorumluluklara rağmen halen gülebilmeyi
Pes etmemeyi, bir kere bir kere daha denemeyi
Umudun yolcusu olmaktan vazgeçmemeyi özlüyoruz.
Amatör bir ruhla da olsa enstrümanla şarkı söylemeyi
İlahilerin tılsımlı atmosferinde sürüklenmeyi
Ben değil, biz diyen, demeye de devam edebilenleri
Ana renk katanları arıyoruz, soruyoruz, sorguluyoruz
Bulunur mu orda bir köy uzakta, Kaf`ın eteklerinde
Sıradan bir gölden büyüleyen denizkızı zerafeti
Kötülerin korktuğu, iyilerin her dem beklediği
O şafak doğacak mı görkemiyle yeniden, bilmiyoruz.
Alıyoruz elimize ok ile yayı, geriyor da geriyoruz
Karanlıkları rafa kaldırmayı, nurani yarınlarıysa öne
Bataklıkları çevirmek için ormana yahut ta göle
İnancın verdiği hazla inatla yürüyoruz o menzile
Bir anahtarı mı var kapısı aralanacak, tılsımlı sözü
Gönülden istiyoruz gülsün tüm beşerin somurtan yüzü
Ve son nefese dek bir gayret ki bu değer her şeye
Gölgesi olanlar da varsın artık hakikatın farkına
Kendimizden başlarsak olacak bir ihtimal biliyoruz
Hayatın anlamını yüreklere, belleklere nakşedecek
Fıtratın esaslı köküne de şaşmadan yönelecek
Güzellikleri yeniden yeşertecek ne varsa içinde
Bulamadık belki fakat yolcusu olmayı seçtik yine
Bir zerresini dahi değecektir çekilen türlü çileye
Ve gayretle durmaksızın can siparane arıyoruz.
Oğuzhan KÜLTE
5.0
100% (10)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.