8
Yorum
39
Beğeni
0,0
Puan
1291
Okunma

yıldızlar parıldasa da bazen
senden bir şeyler fısıldasa
bir işaret fişeği saplasa da inadına karanlığın
kim inanır cılız bir kibrit çöpü gibi titrerken
kara kara üşüyorum desem
sana derdimin tahtsız kalmış padişahını övmeye geldim
hayatın görmezden geldiği
sana fitili sabık alevi sabıkalı lambalar altında
mülksüz kalmış sızıları sermeye geldim
her akşam göç kokan bir şiirin içindeyim
sürrealist dizeler arasında
sıcacık bir ülke gerek bana şimdi
sevgili!
sol köşem yaralı neşem
gömleği bin yerinden yamalı yoksul kafiyem
yıkılacak duvar gibiyim
kim inanır uykuları en kanlı
taşları en zanlı zindanların alnına
gözlerini bir fidan gibi dikiyorum desem
dünün cenazeleriyle birlikte yaşıyorum
sağ kalan tek bir kelimem yok
hangi yöne aktığı belli olmayan
hatırasından ağlayan ırmakların
kederini taşıyorum kızıl tonu derin denizlere
besmelesi kaymış bir dağın
ıssızlığına dönüşüyor bu yontulu kaygı
şiir ve senden başka kimim var
sesini indirmezsen
içimdeki yük daha da kaynayacak
gülerek delmezsen
tepemde dolanan bu uzun havayı
dudakların beldemi bir daha uyandırmayacak
_boran