11
Yorum
47
Beğeni
5,0
Puan
1201
Okunma

Tebessüm ederek başlamak isterdim
Önce seni sevmeye
Sonra şiire...
Yüzümde ki bu acılar mı? Senden
Bu çizgiler mi? dünden
Bu hüzün mü?
Geçmişten, geçen günden
Bir nebze Gülmek mi?
Hepsi; toplasan toplasan bu günden ibaret
Benim kalınca kalın duvarlarım
Senin ise inceden inceye çizgilerin
Ben senin için kalın duvarlarımı yıktım
Sen ise benim için yüzünü bile kırıştırmadın!
Bu muydu sevmek?
…..
Dün ve gün
Alnımda ar’ımın mührü
Yüreğimde sevmek sızısı
Kalemimde yorgun bir sevda öyküsü
Ruhumda bir yağmur serinliği varken
Lanet okumak yakışmıyor dilime
Dilimde takatsiz ninniler
Tırnak uçlarımda sisli geceler
Ekmeğimin buğusu alnımın teri
Yazıklar olsun
Olsun ki sevgi emektir diyenlere…
Üşüyorum bazen
Hem de üzülüyorum
Saç boyamı takıntı edip
Lanet ediyorum
Senin katlettiğin körpe mevsimlerime.
Ve uzak dur diyorum dilime uzak dur
Ama olmuyor.
Bir yağmur sesiyle irkilip uyanıyorum
Masumiyetin en derin uykularından...
Bazen
Bir masal anlatasım
Bazen bir şiir yazasım oluyor
Yüzümde sınır tanımaz bir gülücük
Ve az sonra göçük altında yüreğim
Hani bir veciz söz var ya
“Kulu kula muhtaç etmesin rabbim”
Bunca siteme rağmen
Hakkını helal et
Sözcüğünü söylemek gelseydi içimden…
Ve sen inansaydın
Hak ve helallik sözlerinin gerçeğine…
#hüzünlükent
5.0
96% (26)
4.0
4% (1)