13
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
1753
Okunma
bakır cezve,
porselen fincan...
közde ağır ağır pişer kahve...
ellerim özür diler zât-ı âlînizden
bu akşam yapabileceğim son şey kahve
bir ikindi daha gecenin koynunda inlerken
göl’ü izleyeceğim
eriyecek bakışlarım ufka doğru
ve türküler dökülecek geçmiş akşamlardan...
ağrılı serabın karnında ölü hayal
faili bilmez ve duymazken sancılarını
büsbütün çile’den çıkar şiraze
dağınık ve derbeder
hep ikindiler...
biri meyve soymalı değil mi?
fakat ben değilim...
artık masal anlatma bana
yedi iklim dört bucak uyku kokuyor
ellerimi zamana bırak baba
biliyorum büyüyecekler...
sen her karanlığa sabâ...
yıldızlar içerime doluyor...
ağlamadım.
fakat seni çok özleyeceğimi biliyorum...
demiştim.
seni çok özleyeceğimi biliyordum...
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.