2
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
477
Okunma

Bizim şiirlerimiz
Kar boranlı kefenlere sarılı
Fırtınalara dağlanmış
Sızılara mühürlü yüreğimizin
Bulut çökmüş sisli tepelerinde
Kükrer durur
Yanan ormanda
Sırtlan dişlerindeki kanda
Ölümü kovalayan
Kızğın bir aslanın dizlerinde ...
Duman duman soluklarım
Hep
Cehennem nefesinde
Derin derin iç çekerim ...
Kurşun gibi ağır gecelerde
Çakan şimşeklerin
İzlerinde tüm sözlerim
Durmaz sağanaklarda
Durulanmaz ıslak avuçlarımda
Tuttuğum
İsli gözlerimizin eksilmez nemi
Düşer yıldırımlar yakar kirpiklerimizi...
Kazan kazan kaynar
Coşar ciğerimde volkanlar
Homurdayan yanardağlar gibi
Köpürür içerimde kızğın lavlar ...
Dilimize saplanmış
Ateşten suretlerde yanık kabzalı
Keskin bıçakları
Tutan kör ellerimizin
Nasırlı
Çatlaklarında kor kuyuları
Kuyularında çekilmez suları
Dipsiz derinliğinde
Yüksek surlarından taşmış
Kabına sığmayan
En kızılında deli bir umman gibi ...
Eğer
Sevği selinde
Yüzme bilmiyorsan , yapma
Üzme istersen
Hiç ıslatma ayaklarını ...
İlk satırın son hecesinde
Tuzlu suları yakar
Yanar gider
Mavi gözlerin kıyısında vurulmuş
Aysız
Yıldızsız
Issız kapkara gecesinde
Kül olur tüm benliğin ...
İkinci satırın kapı eşiğinde
Enselenirsin
Daha ilk adımında
Çaresizliğin filikasında
Bir mıh gibi çakılırsın
Islak küflü tahtalara ...
Ne yapsan boş
Vurulur firarlar
Bir serçenin kanatlarında
İmkansızlığın
Darağacında sallanan
Bitkin sabahların
Korkunç infazlarında ...
Uğraşma boşuna
Kilitli tüm hücrelerin
Kaçamazsın
Çaresiz
Artık bedenin bir ceza yeri
Çekeceksin ...
Dikilmiş kör düğümlerde
Tutsak ruhunda
Dizlerine inen sızılardan
Ayaklarına sarkan pranğalarda ...
Şimdi özlerinde
Apansız
Bir deli tayfun patlar
Kabar kabar yüreğinde
Yalvarır bütün denizler
Dalğa dalğa vurur sinene
Vurulur bir çocuk
Ölür
Gömülür derinlerinde
Harap gönlünde
Yıkılır kumdan kalelerin
Ellerinde kırılır gider kürekler
Artık tek başınasın
Alaboralarda
Çırpınan ıssız bedeninde
Sormaz kimseler seni
Gör işte
Bir başınasın
Dost eli uzanmaz
Su serpmez yanan bağrına
Düştüğün deryalarda
Bir dal dokunmaz ıssız gövdene...
Bir yabancı gibi
Üçüncü satıra bakarken
Uzaktan uzağa
Daha
Tek kelime etmeden
Kaçar uykuların
Dalarsın eski anılara
Öylece baka kalırsın
Ayrılığın ateşli kollarında
Gözlerinde
Gözlerine düşmüş
Kor bayğınlığında ...
Döne döne
Girdapların
Usanmaz
Utanmaz sarhoşluğunda
Sende
Unutursun kendini
Kim arar be seni
Kim sorar
Kim ...
Ki
Bu vefasızlığın
Şâşâalı altın çağında
Çürür gider anıların
Kim hatırlar
Unutur herkes seni ...
Boğulursun
Küs yastıklarının teninden sızan
Kanlı yetim terinde
Issızlığın berzahlarında
Âvâre dolanan öksüz ruhunla
Şimdi artık ölüler yurdunda
Sende herkes gibisin
Serkeşliğinde
Hayatın memâtın
O deli eden
Cinnetsi ince çizgisinde
Şiirin sonunda
Duymayacak kulakların
Kuruyacak ağıtların avazı
Bir daha
Hiç ağlamayacak
Anlamayacaksın bile öldüğünü
Bir şairle
Elele
Düştüğün çukurda
Ne ğüneş
Ne ay
Nede yıldızlar
Hiç kimseler görmeyecek
Bir daha güldüğünü
Çırak Ça / İbrahim YETGİNDAĞ
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.