7
Yorum
21
Beğeni
5,0
Puan
577
Okunma
vedaların eteklerinde birikirmiş hasretler
mevsim yüzlü çoçuklardan koparıldıkça cemreler
bak
söktüler yine yıldızlarımı bir bir
gök/yüzümden
ve ne vakit solgun bir eylül düşse ellerime
şiirlere soyunur yüreğim
içlenirim
arnavut kaldırımlı bir sokağın köşesinde yitip giderken
ve sen !
karınca edasıyla gezdikçe yüreğimin dehlizlerinde
usul usul tüketirsin beni
o varla yok arası kararsız sevmelerinle
hiçliğine düşerim
ve şimdi
vakitsiz mevsimler kadar renksizim
tuale çizilmiş resimler gibi bakma bana öyle
tadım yok bu aralar ve çok mecalsizim
ki dilimde kocaman eylül kesiği
kendime lal kendime suskunum şimdi
gel !
gel de
aralansın güneşli bir güne arazlı gecelerim
yüzünde sarı bir mevsim olsun
dudakların da ismim
ve ben
buz kesen peronların o sarhoş sessizliğindeyim
kurşun döken gecelerde kaybederken kendimi
ü ş ü y o r u m
ve sonra
çarmıha mıh gibi asıyorum kendimi
biliyor musun ?
kanatlarından vurulmuşsa ak güvercinler
unutma ki gözlerinde ki o maviliği asla gidemezler
ve yine de
ellerin düşüyor aklıma
sonra marur ve mavi bakan gözlerin
sonrasında
arnavut kaldırımlı sokaklarda kaybolurken siluetin
yeniden dile gelir
kirletilmiş hiçliğim
ey/zan
5.0
100% (11)