17
Yorum
55
Beğeni
5,0
Puan
1952
Okunma

Dara çekilmiş gönlümün taraçasında yanık izleri!
Kıskançlığı, kader olurmuş bazen insana
Sevmek, "ahh" sevmek
Sabun kokulu çeyizlerde nazenin hevesler…
Namlu ucu geri dönüş hikayeleri
Hiç kabahati olmasa da lanetlidir ayrılık türküleri.
Oysa; o kadar basit ki vedalaşmak
Mekânı cennet olsun!
Melek olabilseydim keşke
Göçmen kuşlara, son dileğini sorabilseydim.
Haydi annem derken
Başı kırmızı kurdelalı anne olmuşum
İlk defa bu kadar üşümüş
İlk defa bu kadar farkına varmıştım büyümüşlüğümün.
Oysa şimdi,
Metruk kentler de kaybolan, çocukluğumun peşindeyim
Ağlarsa avutamam onu dediğim.
Bir çocuk parkında oyun oynadım
Çocuğumla, çocukluğumla
Göğüslerimden ak süt sağdım kara gecelerde
Ateşini ölçtüm geride kalmış yıllarımın.
Keşke, sen çocuksun diyebilseydi
Arkamdan bir ses.
Kolay değil bu kadar tanrı tanımaz olmak
Puşt sıfatlı insanlarla dolu olmuşsa, yaşamak.
Sizin olsun kahpe yatağı hayat.
Üç meme ağzı saçtım sütlerimi
Cüzdanına tükürdüğüm bir dünyaysa bu dünya.
Hala niye çok görülür
Yuvasından, düşmüş bir serçeye ağlamam.
Velhasıl; öyle yorgun, öyle durgunum ki...
Yırttığım geceleri örtüyorum üstüme.
Ama biliyorum
Bir gün bu sancılı bir düşten uyanıp.
Kurutulmuş papatyalardan taç yapacağım saçlarıma.
Adım melek olmasa da
Bir gün hayatınızın değil
Hayatımın kadını olacağım.
Hayatımın kadını.
hüzünlükent Narin
5.0
100% (23)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.