1
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
64
Okunma

Bakışlarım
Çok çok uzak bir noktada.
Daldığım yerde
Gözlerimden damla damla sen akıyordun.
Aramanı, yazmanı çok bekledim.
Ve herkes düşlerimden sıyrılıp giderken
Sen de gidiyorsun.
Gitmek…
Yalnız sana yakışmıyor sevgili.
Bu defa ben de
Kolsuz kanatsız bir kayığa binmiş
Sonsuz bir gidişin dönüşsüz yolcusuyum.
Ölüm diyorum sevgili ölüm.
Şiirlerimde en çok andığım mesele.
Azrail’e yabancı değilim ama
Sanırım bu son tesadüf olacak.
Yalancı mevsimler
Safran sarısı baharlar yoldaşım olsa da
çiğdemler, gelincikler de
en az senin kadar yalancıydı.
Avanakça ıslandığımız yağmurlar
Ve o yağmurlar altında
Aşk kokulu bahçelerde
Sarmaşıklardan kurduğumuz salıncaklar
Ve sallandıkça titreyen
en güzide hayallerimiz vardı.
Geriye güher bakışlı bir ben kaldım
Bir de geçmişin buğulu hatıraları.
Belki hâlâ aklındadır diyorum
Bir çiçeğin dalına düşen şebnem
Toprağın bağrına değen cemre
Yanağına dokunan bir katre
Belki de hatırlartır sana o yağmurları.
Güneş son demindeydi.
Vakit dört nala sürerken atlarını
Ayrılığın mevsimi değişti.
Ve ben, yazdığım şiirler adına
Sana hakkımı helal etmiyorum.
Seni sevmek
Karanlığın ortasında kalbime düşen ay ışığı
Gökte yıldız
Sahrada su bulmak
Ve o suyu kana kana içmek gibiydi.
Bu aşkın karşısında
Taş olsaydın cana gelirdin.
Dağ olsaydın bağa dönerdin.
Ateş olsaydın
Gözyaşımın selinde sönerdin.
Ama sen bir taş bile değildin.
Şimdi hangi şiiri yazayım bu halime.
Her hece kifayetsiz.
Her kelime eksik.
Çağlarca yazılmış destanlar bile
yanında susar.
Oysa sen yazılmamış şiir
söylenmemiş şarkı
yakılmamış ağıttın gönlümde.
Ve ben gönlüm hatrına
Sana hakkımı helal etmiyorum
Bu aşkı bazen bir yara gibi sakladım.
Bazen alnımın arı nişane gibi taşıdım.
Sükût et ey gönlüm
Kan kardeşmiş kahırla sabır.
Lâ havle diye rahmana sığınırken.
Şiirlerim miydi kadere meydan okuyan
Yoksa ben miydim adım adım
Kaderin üstüne yürüyen?
Yardım et Rabbim
Annem de yok üşüyorum diye
Sayıklamaktan geri duramıyorum...
Mihrabımda saklı bir inciydin.
Ağlasam kırılacaktın, sustum.
Susmanın en büyük meziyet olduğunu öğrendim.
Dilimde duam sendin
Duyan Rabbimdi.
Şimdiyse kekemeyim.
Hüznüm değil de
huzurum olsaydın
İncitmeseydin beni.
Ölüme meyledip
Asırlar boyu acı çekmezdim.
Şimdi, zihnimin yedi kıtasından
Yetmiş iki bin derdim Rahman’a ayan.
Gece doğmasaydı güneş,
Kederle düşmeseydi gözlerimden yaş
Bu kadar bahtsız
Bu kadar kırılgan olmazdım belki.
Aklımda ömrümün her karışı.
Bilirim, emsallerine baş tutar bu acı.
Yedi cihan boyun eğerken aşka
Yüreğim, kara yazgısının sahibini bulamayan müvezzii.
Ey öncekilerin ve sonrakilerin Rabbi!
Yemin olsun Kur’an’a
Tevazu ve sessizliği yaşıyor ruhum
Maneviyat dünyasında...
Ve ben ellerimi açıp
Başladığım her duamı
O vefasızın her sabahını
Şu divane gönlümün ahı ile müjedele
diye bitirip
Rahmanın sonsuz adaletine sığınıyorum.
5.0
100% (3)