8
Yorum
17
Beğeni
5,0
Puan
138
Okunma

Çocukluğumdan tanıyorum
Siyahı ve beyazı
Hayatlar da hayaller gibi
Bir televizyon ekranının
Siyah beyazı gibiydi
Başköşeye asmıştı
Teli kopmuş bağlamasını babam
O başköşe ki
Zamanın ötesinde kalmış
Taş köşe gibi gözükse de
Ruhumun en sıcak sığınağıydı
Bağlamanın yanına asardım
Bazen hayallerimi
İşte o an ipil ipil sessizliği ile
Teni beyaz
Entarisi alacalı bir kadın
Hiç yokmuş gibi dolaşırdı
Ordan oraya
Ve perdeyi ne zaman ucundan aralasa
Gözleri güneşi kabul etmez kamaşırdı
Duvarlar nemliydi
Zemin ıslak
Köşede bir sedir
Kapı girişinde bir peyke
Annemin tozlu danteli
Ve benim tül beyaz hayallerim
Kapının dışında kalırdı.
Ruhumun sahnesinde siyah laleler
Ağrısız bir dertle
Dermansız acıların
Rahminden nefesleniyorum.
Yaralarım kök salmış
Ne tabip kar eder
Ne de neşter işler
Hafızamın kabuk bağlamış yarasına
Bir… İki… Üç…
Son çırpınışıdır kalbimin
Senin gibi ha sustu ha susacak
Benimki sonsuz süreli bir sızı
Solmaya yüz tutarken
Gönlümün Nevruz çiçeği
Geceden yansıyan
Bir ışık huzmesine sarınıp
Gözyaşlarımın eşliğinde
Bağlamanın son türküsünü dinliyorum
Ve sevgiyle sesleniyorum
Beni hiç terk etmeyenlere
"Yazın yağar kar başıma"
Hüzünlükent Narin
5.0
100% (13)