0
Yorum
13
Beğeni
5,0
Puan
1285
Okunma

düşmüşüz vaktin çemberinden
eyvallah.
bir daha yüzümüzü görene de aşk olsun
soğuk demirleri yalarken ince bir yel
ses verir gecenin yüzü
hâr dokunur teline yüreğin
hâr ki çemberin dibinde yedi kat
düdükler çalınır doğu şivesinde
ıslığı ardında bir tren sokulur damara
sızı büyür de büyür
geceden de zehir karanlık
nasılsın demeye yüzü yoktur
çoktan bir kuyuda rüyadır
dokunur öpmeler, mahşeredir hesabı
mahşere kalan hesaplarımla ayaktayım
bir elimde tüten cigara suskun
bir yanağımda yüzyılın sızısı
masum olmayan ellerimdir, bakarım
dokunamam ikisine birden
geceden kalmadır
geceden pür bir neşe
mahşere iki dakika kala
üflenen bu sesin kaygısı
yaşamaya nice bedeller ödetir de
bir hikayesi olancaya dek suskundur
yer suskun, hayali suskun
gece suskun da suskun
çıkaramam iki dakikaya
yol suskun, kalp suskun
konuşmaya mecali kalmamıştır
gün ağrıya çalıncaya dek
güneş suskun, vuslat suskun
bahtı çalınmıştır göç ağusuna
ten suskun, kol suskun
bilinmeyen ihtiyacı olanın
gayretinde kilit sorulmaz
soran elbet bilmez duasını
dil suskun, tecelli suskun
kahır çeker bulutlar yüzünden
fakat teselli olur mu bilmem
ateş bile suskun hârıyla
nice suskundan bir ses doğmaz
ses veren bilmez dermanı
bilmez kendinde saklı olanı
hoyrat türküler çağırır kardelen vaktine
haklıdır kendi seyrinde
sonra herkes haklı, bilirsin
bu yüzden haksızlığı seçtiğim günde
aramaktan hallice
bir ben kaldım aynı dili konuşan
bir de suskun gece
acı, namussuz bir çaydır arkadaş
alıngan kalınacak dem hiç değil
tereddüt bile etmeden kestiğin damar
bir köyün tek su kaynağı,
tek mektebi,
yorgun gözleriyle didinen hekimi
sobada kalmış cılız odunu
ihtiyar yurdumun belki de
yekpare son arzusu
mahşere kalan kaldı.
şimdi ıslanmayan gözleriyle konuşan
savur kuzeyden, savur suyunu oradan
yâr yaranın özü olup gitti buradan
suskun bir sevdanın tülü bize kalan
böyle geceye,
aferin suskun inceliğe
iki dakikaydı; sığdı sığacak olan
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.