1
Yorum
13
Beğeni
5,0
Puan
597
Okunma

i
Ağaç köklerinden dikenli teller filizlendi,
sanayi devrimi ahtapot gibi sardı;
Gelincikleri, yediveren çiçeklerini, gülleri
Ve tarım devrimini.
Devrimler karşı devrimlere gebedir,
Dedi; sakalı hikmet suyuyla yıkanmış
Bir tarihçi، bir edip, bir meczup.
O ara gebeliğin acı çığlıkları,
Bir zürefa’nın doğum sancıları.
Çelik’ten ve demirden uğultular
Makinalar, çarklar, dişliler ve tornalar.
dallardan damlıyor paslı daneler,
tunç tadında demirden leblebiler.
ii
Atlar, nal çalgılı şarkılar söyler
Böyle böyle medeniyetler kurulur,
Köşe başlarında inşa olur haremler.
Hatırı sayılır dinarlara satılır parseller
Ve al yanaklı, kerpeten gibi mahbubeler.
Onlar ki;
diri ve sulu bacak araları,
Savaş davulları, sancaklar، ordular
Bir kadının içinden geçmek imiş
Savaşın hukuku, savaşın kirli tırnakları.
Atların sırtında pişen baldırlar,
Sırtlarda iz iz tırnaklar
Tenlere serpilen ölü çocuklar,
Beyaz kelebekler.
Devrimlerle sevişmeler değişmedi,
Git geller ve gel gitler değişmesi,
Sular hep aynı şarkıyı söyledi,
Konçerto hep akmanın hatibi.
iii
Yer kirlendi,
Gök gürledi.
Bakır renkli yağmurlar yağdı,
Topraktan, kir ve pasağından,
kapital bir canavar dirildi.
Tarihçi, edip ve meczup,
Dile geldi;
Ahir zaman çocuklarıyız.
iv
Arya ses oldu,
İşitildi suyun sesi.
Konçerto sustu,
Su mekruh oldu.
5.0
100% (4)