12
Yorum
44
Beğeni
0,0
Puan
1899
Okunma


’’ve sonra umutsuzluk ağır bastı..
terketti o kuşlar yerlerini..
yurt oldu baldıran otları..’’
..
ne kadar sayfa varsa üstüme yığın
her yaprakta yağmalanan ayaklarım
tökezleyen dilim
adınla hasreti toz toz sürdü tenime ..
..
kumlar serpildi yüzüme ince serin
kapandı sokaklarıma karanlık
ağzıma katranı sundu
her sofra..
..
yalnızlık ortasında
yudum yudum içtim
gökyüzünün çaresizliğini..
ve şimdi adımlarıma kapanan mabedler
korkuya doğan bebeklerin
sesiyle boynumda ..
oysa
saçlarımda baharla
bahçemde ilk sevinçle
daha çok tebessüm edecektim
alacaktım annemin sırtından o yükü
yılgın hüznünü taşıyacaktım babamın
aişenin kırk düğümüyle..
..
dağıtıp tüm zamanı seyre çıkacaktık
göç zamanlarımızda..
belki bir ay ışığında
belki azad edilen kölenin son sevincinde..
.
tellallerin tebliği
şen yüzlü çocukların artık..
ve yine
bir boşluk
gaibin o sesi minarelerde
ayyukta
ateş kesmiş avazda..
..
şimdi imgelerimi
ağzıma bileyip
sıratı yolum belleyip
bakıyorum şu koca dünyaya
s u s u y o r u m
yalnızlık ortasında
ay saklı
ve sen firari uykularda
bin parça şiirlerle
unutma..
unutma aklında tut
masivayla dolu gecede
en manevi duyguyla
nihayet uykumda yakaladım gür hisli o çocuğu..
ve kısada olsa
feryâdımı onun gözlerinde boğdum
nasılsa sen bilmeyecektin...
nasılsa aydınlanmayacaktı o oyuk taşlar
..
’şimdi derlerse unuttu diye..
kanma sevdiğim
Ne vardıysa bende seninle gitti’
Belma.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.