2
Yorum
10
Beğeni
0,0
Puan
1234
Okunma

Kırlangıçları düşündün mü hiç
ben düşündüm
yüzüm gözüm kanadı hasretten
fenalığında bir gece buhranlığının
soluk soluğa uyandığında gece
ağzım dilim kuru
akşamdan kalma bir içki ağzımda
ben düşündüm
kırlangıçları da
Göç mevsimiydi bana göre
ve üşüdüm
Kanatlarım titredi “mevsimsel”
Üşüdüm
ve hazirandı
göçmeye uzaktı takvim
yokluğun düştü gecenin aynasına
kırlangıç hüznü dediler
Ben düşündüm gerçekten
ama üşendim uçmaya
hasret gibi tanımsız
yaprak gibi sarı
ve takvim gibi griydi her şey
sesin kaldı sessizliğinde her şeyin
Sustum
geçer bu dediler
geçer
bunun adı kırlangıç hüznü
Özgür