Behbud bir ağacın gölgesiydi aşk Pir-u Berna bir toylukla düşlediğimiz
Nur Neva’yı yok sayıp Sapı senden diyerek kırdık budaklarını
Diliran aşıkların ezvah’ına sığınarak İncinmesin diye yüreklerimiz Kör karanlıklarda masile’ler üzeri Kandiller yerine yüreklerimizi yaktık
Farkında değildik Ama Senli benli katlederken aşkı Fail-i müşterek bir iz bıraktık
Di-şeb’den sonra Derpey zaman içinde Sen Nemş ile aklanırken Ben Gussanâk ile boyandım
Efkan ÖTGÜN
Paylaş:
5 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
şiir anlayabilenler için ki, o bakımdan şanslı biriyim, çok güzeldi lakin yenilerin ve Arapça, Farsça bilgisi olmayanların sözlüksüz anlayacakları kanaatinde değilim...bu güzelliğin ve bu emeğin ağzımızda anamızın helal sütü gibi bildiğimiz Türkçe'mizle sunulmasını çok isterdim. tabii ki bu tercih sizin...şahsi fikrimi belirttim. tebrikler ve saygılar sunuyorum...
Merhaba şairim. Söyledikleriniz konusunda hiç de haksız sayılmazsınız. Genelde yabancı kelimeleri şiirlerimde kullanmayı pek de sevmem. Lakin dilimize geçmiş olan yabancı kelimeleri de yok saymak mümkün değildir! Maalesef ülkemizde bir TDK var ama işlevini anlayabilmiş değilim. TDK'nın görevi dilimizi yabancı dillerden arındırarak güncel ve özgün tutmaktır. Maalesef basiretsiz insanlar o güzide kurumu bir arpalık olarak görmektedirler. Şiirde kullanılan kelimelere gelince, Osmanlı döneminde sıkça kullanılan kelimelerdir! Yani TDK'nın yapmadığı, yapamadığı şeyi biz şairler, yazarlar yapmak zorundayız. Günümüzde paylaşılan şiirleri yazıları maalesef üzülerek okuyorum. Sokak dili dediğimiz bir üslupla 100 kelimeyi geçmeyen bir dağarcıkla şiirler yazmaya çalışıyoruz. Ve yine ilginçtir. bu türden edebi yoksunlukla yazılmış şiirleri yazıları edebiyat olarak kabul edip alkışlar tutuyoruz. Bu güzel ve bir o kadar da ruha dokunan yorumunuz için teşekkür ediyorum. Saygılar
Merhaba şairim. Söyledikleriniz konusunda hiç de haksız sayılmazsınız. Genelde yabancı kelimeleri şiirlerimde kullanmayı pek de sevmem. Lakin dilimize geçmiş olan yabancı kelimeleri de yok saymak mümkün değildir! Maalesef ülkemizde bir TDK var ama işlevini anlayabilmiş değilim. TDK'nın görevi dilimizi yabancı dillerden arındırarak güncel ve özgün tutmaktır. Maalesef basiretsiz insanlar o güzide kurumu bir arpalık olarak görmektedirler. Şiirde kullanılan kelimelere gelince, Osmanlı döneminde sıkça kullanılan kelimelerdir! Yani TDK'nın yapmadığı, yapamadığı şeyi biz şairler, yazarlar yapmak zorundayız. Günümüzde paylaşılan şiirleri yazıları maalesef üzülerek okuyorum. Sokak dili dediğimiz bir üslupla 100 kelimeyi geçmeyen bir dağarcıkla şiirler yazmaya çalışıyoruz. Ve yine ilginçtir. bu türden edebi yoksunlukla yazılmış şiirleri yazıları edebiyat olarak kabul edip alkışlar tutuyoruz. Bu güzel ve bir o kadar da ruha dokunan yorumunuz için teşekkür ediyorum. Saygılar
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.