0
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
1129
Okunma

KAN AĞLIYORMUŞSUN
İlle de gitmek mi istiyorsun?
Hadi, durma.
Küfende biriktirdiğin günahlarınla git;
git, gidebildiğince uzaklara.
Yüreğinde eğreti duran aşkla,
güzergâhın cennet olsa bile varış noktan cehennemdir.
Sen ki sevgiden yoksun büyüdün,
sen ki ihanetten devşirilmiş aşklar yaşadın;
gel sığın katline ferman çıkardığın aşkın merhametine.
Sahi,
nasıl da gözlerinin içi parlamıştı,
“Ben nice adamlar öldürdüm,
nice ölüler taşıyorum içimde.” derken.
Hemen… ertesi gündü.
Uğradım o mezarlığa;
boş mezarların içinden arşa ulaşan çığlıklar,
çarparak yüreğinin duvarlarına,
yankılanmıştı yüreğimde.
İçimde yarattığım bir meleğin,
şeytana dönüştüğünü öğrendiğimde yıkılmıştım.
Gözlerden uzak,
kuytu bir köşede,
kazdığın mezarı gördüm;
en karanlığından bir cehennem gibi.
İstemsizce, “Olsun.” dedim,
“Varsın olsun.
O ki içinde bana bir mezar kazdı,
o ki aşka değil,
ihanete inandı;
ben bütün günahlarımın ağırlığıyla gömülmeliyim.”
Görsün ki cehennemi yaşamak,
fiilî ölümle değil;
yürekte sancılarla,
temiz bir aşkın ağırlığını ebediyen taşımak olduğunu.
Derken,
örtüldü üstüm
ve tavanı delinmişçesine mezarım,
kan damladı üzerime.
Meğer,
kan ağlıyormuşsun gittiğin günden beri.
Efkan ÖTGÜN
5.0
100% (7)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.