20
Yorum
39
Beğeni
0,0
Puan
3059
Okunma

Gelme gelme:
Öl, verdiğin ikrardan dönme
Hala haldaş ol,
Yola yoldaş ol,
Haram lokma yeme,
Engin ol, dost gönlünü incitme
Doğru yürü, doğru gez, doğru söyle
Düşkünün yanında ol, zalime boyun eğme.
Bahtın açık, kılıcın keskin, yüzün cihanda ak ola.
Düşmanın kör, gönlün şen, özün her dem pak ola
Sığındığımız erler korktuğumuz yerden koruya,
Şah-ı Merdan Ali yardımcımız,
Bozatlı Hızır gözcümüz, bekçimiz ola.
Zeybek Duası
Yaşamak için direncin,
ölmek için inancın sınandığı bir geçittir er meydanı.
Ve bilir Eylül efeleri
baş eğmeden,baş olmayı.
Zulüm nam saldığında,
zamansız ateş cemresidir ocaklara düşen yangın.
Haraç mezat can pazarında kiminin sesi kesilir,
kiminin yüzündeki yağmur izleri.
Çınladıkça eşgalsiz harami narası,
Korkudur,kapıları döven heybetli zulüm.
biçare,
tedirgin,
tüyleri diken diken,
sus pus bir belanın fermanıdır esaret.
Bıçak kemiğe dayandığında
diz üstünde, el sürdüğü toprağa
yemin verir,baş kaldırır Eylül efeleri.
Artık eşkıya izidir sürdükleri.
bir kav bir çakmaktır
Alevi,Türkmen,Yörüğün öfke dolu gözleri.
Bayrağın rüzgârı,
Vatanın ikbali için kuşanırlar,
kuzgunlu narçiçeği başlığı,
çuha kumaş şalvarı
ve
gümüş çifte mavzeri.
Geçit vermez dağlarda titremez hiç elleri.
kıyasıya korkusuz,
kıyasıya cesurdur yürekleri.
dirilir toprak,
irkilir düşman her soluk alışında.
Masal değil,destandır mızrabın saza tembihi
ardıç, meşe, çam dibinde gömülüdür tinleri
Oynayın şimdi "hayde bre efeler" dem bu dem.
Yiğitliğin cömert simasını görsün el alem.
Dilek USTA