0
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
1590
Okunma

Aynanın karşısına geçip
Her sabah kendime bir sır veriyorum
Pencereme sonbahar gelmiş
Bıçağın kör tarafıyla çocukların sesini bilemişler
Masamdaki çiçek artık beni tanımıyor
Tümüyle kurutmuşum.
Suç benim değil
Anlatamıyorum anneme.
Yüreğime kitaplar okuyorum bazı bazı
Adının geçtiği cümleler,
Ölümle olan mesafemi kısaltan bir kurşun gibi
Her kelimesinde belki bin kez
Sokak lambasının altında faili meçhul kurbanı oluyorum
Seninle türkçenin iki ayrı yakasındayız pera
Cümleler taşıyor tabutumu
Ayaklarının dibine.
Kendi cenazeme yetişmek için
Onbinlerce kez adım atıyorum.
Suç benim değil,
Aramızda pervasız bir nefret var
Yetişemiyorum.
Oysa adını her duyduğumda tekrar dirildiğim
Bir suç işlemişcesine utanıp
Dudaklarımın tabiatına aykırı bir kahkaha attığım da oluyor şehla gözlüm
Temmuz sıcağında
Gölgelenmiş saçlarında serinler gibi munferit bir sevinç
Kalbime dolanıyor bazen
Hunharca harcıyorum rüyamı
Çınar diplerinde
Suç benim değil,
Rüyalar yedi saniye sürermiş pera
O gün
O vakitte
Senin adını koyduğum çiçeğin yanına
Sokağın ortasında vurulmuş gibi
Tükenmişliğim uzandı
Kalbinde öldüğüm gün
Kuşlarımın kanadına sorgusuz bir sürgün çekti Tanrı
Gittiler
Suç benim değil
Anlatamıyorum şiirlere
5.0
100% (8)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.