13
Yorum
37
Beğeni
0,0
Puan
1398
Okunma

ey karanlık bir kuytuda
kıvrılıp büzüşen çocuk
karanlığı görmeyen ihtiyar
sokağı süpüren ama süprüntünün
ne olduğunu bilmeyen kişi
bu pırıltılar kimindir
kimin içindir bu şaşaa
bu bayramı körleştiren ışıklar
rüzgâr esiyor fırtına çıkıyor da
boş bakıyorsun kör aydınlık
senin fabrikanda üretilmez bu ışık
bu her tarafı düğümlü, bayramsız bayramlar
hangi makinada örülür kim bilir
hangi yolda nasıl yürüyeceğin
nasıl kullanacağın zamanı
nasıl yaşayacağın
kanmam yolların genişliğine
bunca rengarenk ışıklı apartmanlara
o denize nazır köşklere
havuza, göle bakan, manzarası güzel sitelere
ünlü isimlerin adı geçer burada
yoksul bir çocuk parmağıyla gösterir annesine
- anne bu evlerden birini alalım mı
ne güzel değil mi anne?
içimden konuşurum
vuramam dışıma
konuşsam kadınım demeden küfredeceğim
hem de cümlesinin sülâlesine
geçer gider belediye otobüsü
altmış beş yaş kartlı yolcularıyla
ışıklar içinden
yakarım içimdeki bütün lâmbaları
yürürüm dağları karanlık
bulutlu havada
"güneşin aydınlığını istiyorum
söndürüp bütün yalancı lâmbaları
onlar yandıkça
umutlu yaşayamayacak hiç kimse"
kör kör bakıyor evler..
25. 04. 2016 / Nazik Gülünay
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.